Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.02.2021 tarih ve 2020/381 E. - 2020/56 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin tanınmış "MİS" esas unsurlu 05, 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescilli seri markaları bulunduğunu, davalının 2016/44643 sayılı TİREMİS markasının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili için TPMK'ya başvurduğunu, davacının başvurusuna yapılan itirazın önce Markalar Dairesi nihayetinde de YİDK tarafından reddedildiğini, Tire'nin İzmirin bir ilçesi olduğunu, coğrafi...
11. Hukuk Dairesi 2021/3838 E. , 2022/5492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.02.2021 tarih ve 2020/381 E. - 2020/56 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin tanınmış "MİS" esas unsurlu 05, 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescilli seri markaları bulunduğunu, davalının 2016/44643 sayılı TİREMİS markasının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili için TPMK'ya başvurduğunu, davacının başvurusuna yapılan itirazın önce Markalar Dairesi nihayetinde de YİDK tarafından reddedildiğini, Tire'nin İzmirin bir ilçesi olduğunu, coğrafi yer bildirdiğinden herkes tarafından kullanıma açık olduğunu, markanın esas ve baskın unsurunun MİS" ibaresi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin MİS markası ile dava konusu markanın ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek TPMK YİDKnın 20.03.2017 tarih ve 2017-M-1691 sayılı kararının iptalini, 2016/44643 sayılı "TİREMİS" ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; kurum kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili; müvekkilinin başvuru markası ile davacıya ait markaların benzer olmadığını, başvuru markasında "MİS" ibaresinin baskın olarak kullanılmadığını, müvekkilinin Tire'de faaliyet gösterdiğini, iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, davacının itiraza mesnet MİS esas unsurlu markaları ile davalının TİREMİS ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibas tehlikesi bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca dava konusu davalı başvuru markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bu itibarla mahkemece taraf markalarındaki işaretlerin 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına gör...