Sanığın yokluğunda verilen hükmün, aynı zamanda MERNİS adresi de olarak bilinen son adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ettiği kabul edilerek ve temyizin reddine dair 13.06.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; A) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı...
11. Ceza Dairesi 2020/5781 E. , 2022/14175 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, aynı zamanda MERNİS adresi de olarak bilinen son adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle, sanığın öğrenme üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ettiği kabul edilerek ve temyizin reddine dair 13.06.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; A) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşımasının gerekeceği, yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde düzenleme tarihi ve yerinin bulunmasının zorunlu olduğu, suça konu senetlerin ise düzenleme tarihi ve yerinin bulunmaması nedenleriyle bono niteliği bulunmayıp özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, 2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre, suça konu senetlerin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığı ve aynı anda katılan ...'a verilerek kullanıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı, B) Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına birlikte ibaresinden sonra gelmek üzer...