Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/10501 · K. 2022/10392
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/10501 K. 2022/10392

E. 2021/10501K. 2022/1039213 Eylül 2022
ihtirazi kayıtalacağın tahsiliicra inkar tazminatıitirazın iptalitazminat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, faiz alacağına yönelen takipte itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın reddinde dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İhtirazı kayıt; muayyen haklarını kullanmak hususunda serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki vaki beyanı olarak tanımlanabilir. İhtirazi kayıt ileri sürme hakkı, yenilik doğurucu nitelikte olup, bir hukuksal durumu ortaya çıkarmak, var olan hukuksal durumu değiştirmek veya ortadan kaldırmak için kullanılır. Bu haklar, nitelikleri gereği, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirirler....

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2021/10501 E. , 2022/10392 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, faiz alacağına yönelen takipte itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada davanın reddinde dair karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İhtirazı kayıt; muayyen haklarını kullanmak hususunda serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki vaki beyanı olarak tanımlanabilir. İhtirazi kayıt ileri sürme hakkı, yenilik doğurucu nitelikte olup, bir hukuksal durumu ortaya çıkarmak, var olan hukuksal durumu değiştirmek veya ortadan kaldırmak için kullanılır. Bu haklar, nitelikleri gereği, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirirler. İhtirazi kayıt ileri sürmeye yönelik hak, başka bir hakkı koruyucu nitelikte olup, koruduğu hak, asıl alacağa bağlı olan ve henüz ifa edilmeyen yan edimlere ilişkin haklardır. İhtirazi kayıt ileri sürme hakkının kullanılmaması ile, alacaklının korunan bu haklarını talep etmesi engellenmiş olur. Bu engellenme itiraz niteliğinde bulunmaktadır. Alacaklının, bu hakkını kullanmakla korumak istediği hakları korunmuş olmakta, bu irade kullanılmaz ise, korunmak istenen (feri nitelikte) hak düşmektedir. Bu ön koşul, ifanın kabulü sırasında ya da en geç ifanın ardından hemen kullanılmalıdır. Alacaklının, borcun ifası sırasında veya en geç ifanın arkasından derhal, ifanın tam olarak yapılmadığına ilişkin çekinceye dair iradesini, borçlu tarafa bildirmemesi, alacaklının borçlu tarafından yapılmayan ifaların yapılmasına ilişkin talebinden zımnen feragat ettiği anlamını taşımaktadır. Alacaklının ihtirazi kayıt ileri sürmemesi, karşı tarafın ifasını ve ifaya ilişkin davranışı ile ortaya koyduğu iradesini kabul ettiği anlamına gelecektir. Hareketsizlik hiçbir zaman ihtirazi kayıt ileri sürüldüğünü göstermez ve bu yolda bir karine oluşturmaz. 818 sayılı Borçlar Kanunu 113. maddesinde ayrıca; ... veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz... ifadesi yer almaktadır ( 6098 sayılı Borçlar Kanunu 131/2. maddesinde de; İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir şeklinde düzenleme mevcuttur). Buna göre, alacaklı açıkça ihtirazi kayıt hakkını ileri sürmese bile, yaptığı eylem ve işlemlerden bu hakkını kullanmak istediği sonucu çıkarılabiliyorsa, bu hakkın kullanıldığının kabulü gerekecektir. Hal icabı kavramı değerlendirilirken kuşkusuz, somut olayın özellik ve gerekleri dikkate alınmalıdır. Burada önemli yön, alacaklının hangi eylem ve işlemlerinin, bu hakkı kullanmak istediği şeklinde yorumlanması gerektiğidir. İfade edilm...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 113

2. Yapma ve yapmama borçlarında

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 131

A. Asıl borca bağlı hak ve borçların sona ermesi

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/10353 · K. 2022/3087

7 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/10757 · K. 2022/12089

10 Ekim 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/5825 · K. 2022/7200

3 Ekim 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/2514 · K. 2022/5592

13 Nisan 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/10868 · K. 2022/6675

28 Nisan 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/11852 · K. 2022/13076

26 Ekim 2022