Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/10868 · K. 2022/6675
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/10868 K. 2022/6675

E. 2021/10868K. 2022/667528 Nisan 2022
tazminaticra inkar tazminatıicra takibiitirazın iptaliiptal davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Dava, yersiz ödenen aylıklar yönünden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında,...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2021/10868 E. , 2022/6675 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2019/4-2019/205

Dava, yersiz ödenen aylıklar yönünden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11. maddesiyle, bu fıkrada yer alan yüzde kırkından ibaresi yüzde yirmisinden şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylıkların, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davalının, davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın % 40ı oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün 1. fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan sözcüklerin çıkartılarak,...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 67

(Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9175 · K. 2022/11403

28 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/6264 · K. 2022/6811

10 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/5697 · K. 2022/10135

30 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/5659 · K. 2022/7212

16 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2021/6555 · K. 2022/2487

23 Şubat 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/4573 · K. 2022/7469

20 Mayıs 2022