Dava, davalı adına bildirilen bir kısım hizmetlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptali sonucu, yersiz yapıldığı belirtilen sağlık yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, .Kurumca 21.05.2007-09.03.2009, 10.03.2009-03.12.2009 ve 04.12.2009-17.05.2010 17 tarihleri arasındaki dava dışı işverenlikler nezdindeki çalışmalarının fiili olmadığı...
10. Hukuk Dairesi 2022/6443 E. , 2022/10819 K.
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2020/64-2022/44
Dava, davalı adına bildirilen bir kısım hizmetlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptali sonucu, yersiz yapıldığı belirtilen sağlık yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, .Kurumca 21.05.2007-09.03.2009, 10.03.2009-03.12.2009 ve 04.12.2009-17.05.2010 17 tarihleri arasındaki dava dışı işverenlikler nezdindeki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesi ile iptali sonrası, tedavi giderlerinin borç kaydedilerek davalı aleyhine icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir e...