Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/5143 · K. 2022/14847
Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/5143 K. 2022/14847

E. 2019/5143K. 2022/1484721 Eylül 2022
resmi belgede sahtecilikabonelik sözleşmesiiptal kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Sanığın şikayetçi ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden aldığı sahte nüfus cüzdanını kullanarak şikayetçi adına düzenlenen sahte pasaportu alıp kullanmaktan ibaret eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu; aynı nüfus cüzdanını kullanarak şikayetçi adına düzenlenen GSM abonelik sözleşmelerini imzalamaktan ibaret eyleminin ise özel hüküm niteliğinde bulunan ve suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla, sanığa yüklenen eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. A) Resmi belgede...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2019/5143 E. , 2022/14847 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanığın şikayetçi ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden aldığı sahte nüfus cüzdanını kullanarak şikayetçi adına düzenlenen sahte pasaportu alıp kullanmaktan ibaret eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu; aynı nüfus cüzdanını kullanarak şikayetçi adına düzenlenen GSM abonelik sözleşmelerini imzalamaktan ibaret eyleminin ise özel hüküm niteliğinde bulunan ve suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla, sanığa yüklenen eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. A) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: 5237 sayılı TCKnin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda tereddüte neden olacak şekilde TCKnin 54. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 54. maddesi gereğince; ibaresinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 12.05.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün oldu...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/8235 · K. 2022/14059

5 Temmuz 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2021/3174 · K. 2022/5967

7 Nisan 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2018/4840 · K. 2022/14125

6 Temmuz 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/5748 · K. 2022/18310

2 Kasım 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2019/6006 · K. 2022/14333

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Ceza Dairesi

E. 2018/6123 · K. 2022/12160

9 Haziran 2022