Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/660 · K. 2022/580
YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2019/660 K. 2022/580

E. 2019/660K. 2022/58022 Eylül 2022
hukuk devletiadil yargılanma hakkıbozma kararıiade
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Sanık ...in hakaret suçundan TCKnın 125/1, 43/1-2, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 10 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince 27.10.2011 tarih ve 540-835 sayı ile verilen hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 11.06.2014 tarih ve 37160-21301 sayı ile; "1-Kişilerin özel yaşamlarının ve haberleşmenin gizliliği ilkelerinin 20, 22. maddelerinde güvence altına alındığı Anayasa'nın 38/6. maddesinde, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiş, tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde özel yaşamın gizliliği korunmuş, 6. maddesinde ise adil yargılanma hakkı düzenlenmiş ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin...

Karar Metni

Ceza Genel Kurulu 2019/660 E. , 2022/580 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi:Asliye Ceza

Sanık ...in hakaret suçundan TCKnın 125/1, 43/1-2, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 10 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince 27.10.2011 tarih ve 540-835 sayı ile verilen hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 11.06.2014 tarih ve 37160-21301 sayı ile; "1-Kişilerin özel yaşamlarının ve haberleşmenin gizliliği ilkelerinin 20, 22. maddelerinde güvence altına alındığı Anayasa'nın 38/6. maddesinde, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiş, tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde özel yaşamın gizliliği korunmuş, 6. maddesinde ise adil yargılanma hakkı düzenlenmiş ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarında, özel yaşamın gizliliği ilkesine aykırı olarak elde edilen hukuka aykırı delillerin anılan sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceği kabul edilmiştir. (bkz. 6. madde yönünden 12.7.1988 tarihli Shenk-İsviçre kararı, prg. 30-48; Dr. Sibel İnceoğlu, Adil Yargılanma Hakkı, 3.B. 2008, s. 291; 8. madde yönünden 26. 4. 1985 tarihli Malone-İngiltere ve 24.4.1990 tarihli Fransa-Kruslin/Huoin kararı vd., Prof.Dr. Durmuş Tezcan-M.R.Erdem-O.Sancaktar, Türkiyenin İnsan Hakları Sorunu, 2004, s. 387) 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a ve 217/2. maddelerinde ise yasa ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı açıklanmıştır. 1412 sayılı CMUK'nın 18.11.1992 tarihli ve 3842 sayılı Kanun ile değişik 254/2. maddesinde de, 'soruşturma ve kovuşturma organlarının hukuka aykırı şekilde elde ettikleri delillerin hükme esas alınamayacağı' belirtilmiştir. Anılan Kanun döneminde özel kişilerin elde ettiği deliller hakkında Anayasa Mahkemesinin 22.6.2001 tarihli ve 1999/2 esas, SPK 2001/2 sayılı kararında (RG. 5.1.2002 Mük. Sayı 24631) şu saptamalar yapılmıştır: '1412 sayılı CMK'nın 254/2. maddesinde yasaklanan deliller hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerdir. Hukuka aykırılıktan kasıt ise, tüm pozitif hukuk kuralları ile birlikte hukukun kabul edilmiş evrensel ilkelerine aykırılıktır. Bu anlamıyla yasadışılıktan daha geniş bir içeriğe sahiptir. Anayasal haklara ağır bir müdahale söz konusu ise, özel kişiler tarafından hukuka aykırı bir şekilde elde edilen delillerin de delil yasakları kapsamına girmesi gerekir. Çünkü delil yasaklarının asıl amacı, temel insan hak ve özgürlüklerini korumaktır. Buna aksi bir görüşü savunmak, özel kişilere bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etme imkanı verir ki, bu bir hukuk devletinde kabul edilemez. insan hakları çiğnenerek elde edilen delillerin mahkemeler tarafından dikkate alınması CMUK 254/2 hükmü nedeniyle mümkün değildir.Özel konuşmaları kaydedilen kişilerin en temel hakları ihlal edilmiştir. Çünkü Anayasa'nın 20. maddesinde özel hayatı...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 24

VI. Din ve vicdan hürriyeti

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 4

2– 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.

Benzer Kararlar

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2019/606 · K. 2022/476

23 Haziran 2022

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2019/420 · K. 2022/475

23 Haziran 2022

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2019/284 · K. 2022/252

7 Nisan 2022

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2018/605 · K. 2022/172

15 Mart 2022

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2018/7 · K. 2022/161

10 Mart 2022

YargıtayCeza Genel Kurulu

E. 2019/307 · K. 2022/198

22 Mart 2022