Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/5312 · K. 2022/5422
Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/5312 K. 2022/5422

E. 2021/5312K. 2022/542222 Eylül 2022
bağımsız bölümtedbir kararıiş sözleşmesisatış bedelitapu iptalitapu iptali ve tesciliadeistinaf yolutazminatborçtan kurtulma
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi DAVALILAR : ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 12/12/2018 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08/11/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, 13.1.2014 tarihli sözleşme ile ... ada, 6 parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek binadan A2 Blok 14 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2021/5312 E. , 2022/5422 K.

"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi DAVALILAR : ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 12/12/2018 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08/11/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı dava dilekçesinde, 13.1.2014 tarihli sözleşme ile ... ada, 6 parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek binadan A2 Blok 14 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin tamamını ödemesine rağmen davalılarca tapuda devrin ve teslimin gerçekleştirilmediğini iddia ederek 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının 03.04.2017 tarihli ibraname ile dava konusu sözleşmeden doğan tüm hak ve alacaklarını aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 03.04.2017 tarihli ibra beyanı ile davalıları ibra ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar hakkında, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132. maddesinde Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir şeklinde kurala yer verilmiştir. İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 420. maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir. Alacaklı ve borçlunun aralarında mevcut bir borcu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya ve bu s...

Benzer Kararlar

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/6896 · K. 2022/4942

7 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/4042 · K. 2022/4729

5 Temmuz 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2021/6252 · K. 2022/5523

27 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/3748 · K. 2022/4957

7 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/3421 · K. 2022/5591

28 Eylül 2022

Yargıtay7. Hukuk Dairesi

E. 2022/4577 · K. 2022/4982

7 Eylül 2022