MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, davanın niteliği ve İİKnın 308/e-2 maddesinde istinaf yoluna başvuru süresinin 10 gün olarak belirtilmiş olması karşısında, mahkemece gerekçeli kararda istinaf süresinin iki hafta olarak...
6. Hukuk Dairesi 2022/3560 E. , 2022/4372 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R - Dava, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, davanın niteliği ve İİKnın 308/e-2 maddesinde istinaf yoluna başvuru süresinin 10 gün olarak belirtilmiş olması karşısında, mahkemece gerekçeli kararda istinaf süresinin iki hafta olarak yazılmış olması maddi hataya dayalı olduğu, konkordatonun feshi davalarında istinaf süresi yönünden mevzuat ve uygulama yönünden bir belirsizliğin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Anayasa Mahkemesi'nin 26.02.2015 tarih ve 2013/3954 Başvuru sayılı kararında; ''Mahkemeye erişim hakkı adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlâl edebilir. Bununla birlikte dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz. Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlâl edildiğinin kabulü gerekir (B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27). Anayasa Mahkemesi, mahkemelerce kanun yolu sürelerinin yanlış yazılması nedeniyle tarafların yanıltılması halinde hak ihlâlinin oluştuğuna karar vermekle birlikte tazminata ilişkin talepleri "Yargıtay tarafından hak ihlâlinin bu aşamada giderilmesinin mümkün bulunduğu" gerekçesiyle reddedilmektedir. Bu gerekçe mahkemeler tarafından kanun yolu bakımından yanıltılan tarafın belirlenen süre içinde Kanun yoluna başvurulduğu takdirde Yargıtay tarafından inceleme yapılmasının mümkün olduğuna işaret etmektedir. Bu nedenlerle Kanun yolu denetimi yapan istinaf mahkemeleri ve Yargıtay'ın mahkemenin belirlediği sürede kanun yoluna başvurulması halinde istinaf incelemesi veya temyiz incelemesi yapması gerekir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince konkordatonun kısmen feshi hakkında verilen hükmün istinaf yoluna başvuran davalı vekiline 27.03.2022 günü tebliğ edildiği ve davalı vekilince, istinaf yoluna baş...