Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde menfi tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMKnın 353/1/b/3. maddesi uyarınca Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/07/2020 tarih, 2020/85 Esas ve 2020/163 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin olduğu dönemde davalı tarafın Türkiye Finans Katılım Bankasında Kastamonu Şube Müdürü olarak görev yaptığını, ancak usulsüzlükleri nedeniyle bankayla ilişiğinin kesildiğini,...
3. Hukuk Dairesi 2022/4494 E. , 2022/6983 K.
"İçtihat Metni"KASTAMONU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde menfi tespit ve alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMKnın 353/1/b/3. maddesi uyarınca Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/07/2020 tarih, 2020/85 Esas ve 2020/163 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin olduğu dönemde davalı tarafın Türkiye Finans Katılım Bankasında Kastamonu Şube Müdürü olarak görev yaptığını, ancak usulsüzlükleri nedeniyle bankayla ilişiğinin kesildiğini, davacının 2013 yılında davalının çalıştığı bankadan firması için 50.000,00- TL kredi talep ettiğini, ancak bankanın nakit kredi vermediğini, davalının davacıya üzüldüğünü belirterek şahsi olarak 50.000,00- TL borç verebileceğini, paraya ihtiyacı olmadığını, borç para vermesinin kendisi açısından sıkıntı olmayacağını, ancak verilecek borç için hem çek vermesini hem de ayrı bir sözleşme daha yapmak istediğini, borcunda her ay 2.000,00- TL şeklinde taksitler halinde ödenmek koşuluyla verebileceğini söylediğini, zor durumda olduğu için davalıya güvenerek bu teklifini kabul etmek zorunda kaldığını, ancak davalıya fazla ödemeler yaptığını, fazla yapılan ödemeleri davalıdan talep ettiğini, ancak davalının kalan bir dönem faizi ödemesini, çekin eski tarihli olduğunu ve bunu yenilemesi gerektiğini, ödemezse çeki yazdıracağını, ticari hayatını bitireceğini, icraya koyacağına dair tehdit ederek biten borç için 26.000,00- TL bedelli 20/08/2015 tanzim tarihli, 05/11/2015 ve 05/12/2015 vade tarihli iki ayrı senet daha aldığını, davalının yolsuzluk yaptığı için bankadan atıldığını, atıldıktan sonra 26.000,00- TL bedelli 20/08/2015 tanzim tarihli iki ayrı senedi avukata verdiğini, Kastamonu 3. İcra Dairesinde 2016/336 Esas sayılı dosyayla hakkında icra takibi başlatıldığını, dosyayı kapatmak zorunda kaldığını, davalıdan aldığı 50.000,00- TL borç para karşılığında davalıya toplam 204.875,00- TL ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla fazla ödenen 154.875,00- TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 09.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebi 81.875,00-TL olarak daraltmıştır. Davalı, bankadan usulsüzlükleri nedeniyle ayrılmadığını, açmış olduğu işe iade davasının kabulüne karar verildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, 2015 Ağustos'unda şehirden ayrılacağı sırada davacıdan...