5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun aynı Kanun'un 204/1. Maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuyla birlikte işlenmiş ve davalarının birlikte görülüyor olması sebebiyle Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından seri yargılama usulü hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından...
11. Ceza Dairesi 2020/352 E. , 2022/14995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun aynı Kanun'un 204/1. Maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuyla birlikte işlenmiş ve davalarının birlikte görülüyor olması sebebiyle Türk Ceza Kanunu'nun 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından seri yargılama usulü hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCKnin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA, 26.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.