Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.02.2020 tarih ve 2019/1050 E. - 2020/75 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2020/1372 E. - 2021/39 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu Antor İnş. ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeye...
11. Hukuk Dairesi 2021/1960 E. , 2022/6340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.02.2020 tarih ve 2019/1050 E. - 2020/75 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2020/1372 E. - 2021/39 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu Antor İnş. ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı borçlu şirket ve kefiller hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı kefilin yetkiye ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetkili icra müdürlüğü ve mahkemenin davalının ikametgah adresi olan Kemalpaşa İcra Müdürlüğü ve Kemalpaşa Mahkemeleri olduğunu, davalının kefil olduğunu, tacir sıfatının bulunmadığını, sözleşmeyi imza etmesinden sonra şirketteki payını devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, şirketin kullandığı kredilerle ilgili olarak kefilliğinin kaldırılması için davacı bankaya hitaben ihtarname keşide ettiğini, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan yetki sözleşmesinin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının, davalının tacir olduğuna ilişkin soyut iddia dışında dosyaya hiçbir bilgi ve belge sunmadığı, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin davalının tacir olmaması nedeniyle davalıyı bağlamayacağı, bu durumda yetki itirazına ilişkin uyuşmazlığın İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesi ile HMK'nun yetkiye ilişkin düzenlemeleri dikkate alınarak yetkili icra dairesinin belirlenmesi gerektiği, alacağın para borcundan kaynaklanması nedeniyle TBK'nun 89. ve HMK'nun 10. ve 14. maddeleri gözönünde tutularak takibin sözleşmenin düzenlendiği ve ifa edileceği yerde yapılabileceği gibi genel yetki kuralı gereğince sözleşmede taraf olan borçlu ile davalı müteselsil kefilin yerleşim yeri mahkemesinin yetki alanında da yapılabileceği, sözleşmenin düzenlendiği ve ifa edileceği yer davacı bankanın Kemalpaşa Şubesi olup HMK'nun 6. maddesi uyarınca sözleşmede taraf olan asıl borçlunun yerleşim yeri ile davalının yerleşim yeri Kemalpaşa olduğundan Kemal...