"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Ziynet ve Çeyiz Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu durumda ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının kanıtlanması halinde erkek almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, 6100 s. HMK m....
2. Hukuk Dairesi 2022/7711 E. , 2022/7458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Ziynet ve Çeyiz Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu durumda ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere erkeğe verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının kanıtlanması halinde erkek almış olduğu ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, 6100 s. HMK m. 190/1). Davacı kadın dava dilekçesinde; davalı ile 28.07.2017 tarihinde resmi nikahlarının kıyıldığını, düğünlerinin olduğu 31.07.2017 tarihinde ise aralarında çeyiz senedi imzalandığını, bu çeyiz senedinde yazılı olan "25'er gramlık 12 adet bilezik, 1 adet ortası yarımlık kolye, 3 adet altın yüzük ve 1 adet set (küpe + saat) takımından" oluşan ziynet eşyalarının davalı tarafından teslim alındığını, davalının 12 adet bileziği baskıyla bozdurduğunu ve kendi adına banka hesabına yatırdığını, daha sonra davalının yurt dışına çalışmaya gittiğini, aralarında geçimsizlik başladığını, davalının telefonda kendisine "istemiyorsan evimden git" demesi üzerine evden ayrılmak zorunda kaldığını, evden ayrılırken "1 adet ortası yarımlık kolyesini, 3 adet altın yüzüğünü ve 1 adet set takımının" evde kaldığını ve alamadığını iddia ederek çeyiz senedinde yer alan ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı erkek ise cevabında; kendisinin yurtdışında olduğunu, ziynetlerin davacıda kaldığını, evden ayrılırken ziynetleri davacının götürmüş olabileceğini, ziynetlerin uhdesinde olmadığını, yurtdışından davacıya baskı yapmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacının bilezikleri bozdurduğunu ikrar ettiğini ancak kendi hesabında böyle bir para bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davacı kadın sunduğu çeyiz senedi ile ziynetlerin davalı tarafa 31.07.2017 tarihinde teslim edildiğini ispatlamış ise de sonrasında davalının yurt dışına çalışmaya gittiğini ve senette yazılı ziynetlerden "1 adet ortası yarımlık kolye, 3 adet altın yüzük ve 1 adet set (küpe + saat) takımının" kendi yedinde kaldığını beyan ederek bu ziynetler yönünden ispat yükünü tekrar üzerine almıştır. Dinlenen davacı tanıklarının bir kısmı kadının son olayda üzerinde nikah yüzüğü hariç ziynet eşyası olmadığını beyan ederken bir kısmı ise nikah yüzüğü dahil hiç bir ziynet eşyasının olmadığını beyan etmişlerdir. Davalı erkeğin tanıkları ise davacı kadının henüz taraflar arasında telefon üzerinden tartışma olayı gerçekleşmeden ön...