Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekillince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ... İlçesi, ... Köyü, 2019 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar...
5. Hukuk Dairesi 2022/636 E. , 2022/13074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. Maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekillince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ... İlçesi, ... Köyü, 2019 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki; 1-Davacı idarece acele el koyma dosyasında 22.992,66 TL, bozma kararı öncesinde ise 37.487,81TL olmak üzere toplam 60.410,47 TL bedel depo edildiği, bozma kararı sonrası kamulaştırma bedelinin 50.701,50 TL olarak tespitine karar verildiği anlaşıldığından fazla yatırılan 9.708,97 TLnin davacı kuruma iadesine karar verilmesi gerekirken, iadeye ilişkin hüküm kurulmaması, 2- Acele el koyma bedelinin mahsubuyla kalan 27.708,84 TL fark bedele ilk karar tarihi olan 14.04.2014 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken 19.04.2021 tarihine kadar faiz işletilmesi, 3-Dava dilekçesinde taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesi istendiği halde taşınmazın terkinine karar verilmemesi, 4-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, a) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine (Tespit edilen kamulaştırma bedeli olan 50.701,50 TL'den acele kamulaştırma bedeli olan 22.992,66 TLnin mahsubu ile ilk karar ile ödenmesine hükmedilen fark bedel olan 27.708,84 TLye 12.08.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 14.04.2014 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına,) cümlesinin yazılmasına, b) Ayrı bir bent olarak (Fazla bloke edilen 9.708,97 TLnin davalı tarafça çekilmişse -varsa- çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalılar tarafından; davalı tarafa ödenmemişse varsa nemaları ile yatırılan banka tarafından davacı idareye iadesine,) cümlesinin yazılmasına, c) Hükmün 3. bendinin sonuna gelmek üzere...