Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.06.2017 tarih ve 2015/56 E. - 2017/164 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2020/216 E. - 2021/101 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin BİM esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli 2006/38660 sayılı BİMSER ibareli markanın müvekkilinin önceki tarihli BİM esas unsurlu markalarıyla...
11. Hukuk Dairesi 2021/2835 E. , 2022/6619 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.06.2017 tarih ve 2015/56 E. - 2017/164 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.02.2021 tarih ve 2020/216 E. - 2021/101 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin BİM esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli 2006/38660 sayılı BİMSER ibareli markanın müvekkilinin önceki tarihli BİM esas unsurlu markalarıyla iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının varlığının müvekkilinin tanınmış markası bakımından 556 sayılı KHKnın 8/4. maddesinde belirtilen riskleri oluşturduğunu, marka tescilinin müvekkili markasının tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının her halükarda sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkili şirketin 1990 yılında BİMSER unvanıyla kurulduğunu ki bu tarihin davacı şirketin kuruluş tarihinden daha önce olduğunu, kurulduğu tarihten bu yana BİMSER unvanıyla faaliyet gösteren müvekkili şirketin aynı unvanı adına marka olarak tescil ettirmesinin kötü niyet taşıdığından söz edilemeyeceğini ve taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait "BİM" markasının 15/08/2008 tarihinde tanınmış marka statüsünü kazandığı, davalı şirkete ait 2006/38660 sayılı "BİMSER" markasının ise 09/08/2006 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle 38, 41 ve 42. sınıf emtialar için tescil edildiği, tanınmış marka statüsünden kaynaklı hükümsüzlük talebinin ise ancak tanınmış statüsünü kavuştuktan sonraki tarihlerde tescil başvurusu yapılan ve tescili gerçekleşen markalara karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 556 sayılı KHK'da markanın hükümsüzlüğü davasının hangi süre içinde açılacağı veya ileri sürülebileceği açıkça düzenlenmemişse de, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış olan markalarla ilgili hükümsüzlük davasının, tesc...