Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs Hüküm : CMKnın 223/2-e. maddesi gereğince beraat Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tebliğnamede; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...nun 12.02.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCKnın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına karar verilmesi önerilmiş ise de, öncelikle katılan vekilinin hükmü temyiz etme hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, yapılan incelemede: Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan suçtan zarar görme...
12. Ceza Dairesi 2020/12472 E. , 2022/7906 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs Hüküm : CMKnın 223/2-e. maddesi gereğince beraat
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tebliğnamede; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...nun 12.02.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCKnın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına karar verilmesi önerilmiş ise de, öncelikle katılan vekilinin hükmü temyiz etme hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, yapılan incelemede: Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan suçtan zarar görme kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 6569, 22.10.2002 tarihli ve 234366, 04.07.2006 tarihli ve 127180, 03.05.2011 tarihli ve 15580, 21.02.2012 tarihli ve 27955, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında; dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 4154 sayılı kararında da tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle şikayetçi ...nın sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçi ... adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 02.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.