KESİNLEŞEN KARARIN TANIMA VE TENFİZİNDE HUKUKİ YARAR KALMADIĞI HAKKINDA
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2024/10660
K: 2025/696
T: 23.01.2025
KESİNLEŞEN KARARIN TANIMA VE TENFİZİNDE HUKUKİ YARAR KALMADIĞI HAKKINDA
5718/md.52
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından Hollanda mahkemelerinde verilen boşanma kararının tanınması için dava açılmış. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmeyerek 16.05.2023 tarihinde kesinleştirilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.12.2024 tarihli yazısı ile. karar İle ilgili kanun yararına temyiz talebinde bulunulmuş, dosya Dairemize gönderilmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun (5718 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından lenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Kanunun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfız şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Tenfizi talep edilen mahkeme kararının kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir. Türk hukuk düzeninin temelini teşkil eden ve kendisinden vazgeçilmeyecek normlarının ihlal edilmesi halinde kamu düzeninin açıkça ihlal edildiğinden söz edilebilir. "...Burada esas alınması gereken kıstas, yabancı ilamın Türk Hukukunda bir veya birden çok kanım hükümlerine aykırı bulunmasından çok, Türk Hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine bakmak olmalıdır" (10.02.2012 tarih ve 2010/1 Esas, 2012/1 Karar saylı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
5718 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkra hükmüne göre kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfız isteminde bulunabilir hükmüne dayanarak ilgililerin dava açma hakkı sadece Türk Hukukuna göre devam etmekte olan evliliklerde mümkündür. Başka bir anlatımla Türk Hukukuna göre evlilik, yabancı mahkemeden verilen boşanma kararının tanıma-tenfizi kararı, Türk Mahkemesinden verilen boşanma, evliliğin iptali kararı, ölüm ve benzeri sebeplerle sonlanmışsa bu hukuki olayların öncesinde verilerek kesinleşen yabancı mahkeme boşanma kararının tanıma-tenfizi istenemez. Tanıma ya da tenfız davası devam ederken Türk ...