Otel ve han açılması maksadiyle taşınmaz mal kiralanması da ticari muamelelerdendir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1929/6 K.1929/7 T.24.4.1929 TİCARİ MUAMELE
OTEL VE HAN AÇILMASI MAKSADİYLE TAŞINMAZ MAL KİRALANMASI DA TİCARİ MUAMELELERDENDİR.
Emlâk ve Eytam Bankası Kanunu mucibince 4 şubat 1927 tarihinden itibaren mülkiyet ve menafii Hazinei Maliye tarafından mezkûr bankaya devredilmiş olan Mesadet Hanının müsteciri tüccardan Salim Nuri Bey bedeli icar taksidini tesviye etmemiş olduğundan akdi icarın feshi ile mecurun teslimi ve bedeli icarın tahsili hakkında İstanbul Mahkemei Asliye İkinci Hukuk Dairesine ikame ve mahkemei mezkûreden sâdır olan hükmün indettemyiz Birinci Hukuk Dairesince, emvali gayrimenkule âhare icar niyetiyle isticar edilmiş olsa bile böyle bir aktin muamelâtı ticariyeden olduğuna dair kanunu ticarette sarahat ve bir gûna delâlet bulunmadığı cihetle akti mebhusünanh kanunen muamelâtı âdiyeden bulunmasına ve müstecirin sınıfı tüccardan olması vazife noktasından haizi tesir olamıyacağına mebni ademi vazifeye dair mümeyyiz vekili tarafından serdedilen itirazın reddine ve hükmün tasdikine dair verilen kararın Temyiz Mahkemesi Teşkilâtı Hakkındaki Kanunun neşrinden sonra tashihi karar suretiyle Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesince bittetkik:
Ticaret Kanununun yirminci maddesinde "han küşadı muamelâtı ticariyeden" olarak gösterilmiş ve yirmi ikinci maddesinde de "bir tacirin akit ve borçlarında sanatı asliyesinin ticaret olduğu ve binaenaleyh bir tacirin muamelâtı âdiyeye taallûku sabit olmayan akit ve borçlarının muamelâtı ticariyeden madut bulunduğu" tasrih kılınmış ve kanunu mezkûrun yirmi üçüncü maddesinde "bir akit tarafeynden yalnız biri için tüccar olsa dahi hilâfına kanunda sarahat olmadıkça bilcümle âkitlerin akdi mezburdan mütevellit borçlarının da Kanunu Ticaret ahkâmına tabi olacağı" ve yirmi beşinci maddesinde "üçüncü fasılda tadat olunan muamelâta murtabit olan veya bunların icrasını teshil eden bilcümle muamelâtın dahi muamelâtı ticariyeden olduğu gösterilmiş olmasına nazaran hadisenin rüyeti hukuk mahkemesinin vazifesinden hariç olduğundan kararı musahhahünbih refedilmek suretiyle ihtilâfı içtihat hâsıl olduğundan ihtilâfı vakiin tevhidi Dördüncü Hukuk Dairesinin 23 teşrinievvel 1928 tarih ve 269 numaralı müzekkeresi ile talep edilmekle bu babdaki karar suretleri bilcelp teksir ve Heyeti Umumiyeye tevzi edilerek yevmi muayyen olan 1929 senesi nisanının yirmi dördüncü çarşamba günü içtima eden Heyeti Umumiyeye kırküç zatın iştirak ettiği anlaşıldıktan ve nisabı müzakere tahakkuk ettikten sonra mezkûr kararlar okundu.
Birinci Hukuk Dairesi azasından Ali Rıza Beyefendi tarafından, tevhidi içtihada lüzum olmadığı, zira Birinci Hukuk Dairesinin verdiği bir kararı teşkilâtı âhire hasebiyle bu misillü davaların tetkiki salahiyeti haricinde kalınca şahsiyeti maneviyeyi haiz Dördüncü Hukuk Dairesi bittetkik refetmiştir. Binaenaleyh Birinci Hukuk Dairesini istihlâf eden Dördüncü Hukuk Dairesinin ittihaz ettiği kararı mebhusünanh hakkında tevhidi içtihada lüzum olmadığını derm...