Tck 173. maddesinin son fıkrasındaki bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezası, sürgün cezası niteliğinde olmayıp; bu ceza 647 sayılı kanunun geçici 2 nci maddesinin şümulü içinde değerlendirilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1966/1 K.1966/2 T.14.3.1966 R.Gazete No. 12282 R.G. Tarihi: 25.4.1966
EMNİYETİ UMUMİYE NEZARETİ ALTINA ALINMAK CEZASI
TCK 173. MADDESİNİN SON FIKRASINDAKİ BİR MINTAKADA İKAMETLE EMNİYETİ UMUMİYE NEZARETİ ALTINA ALINMAK CEZASI, SÜRGÜN CEZASI NİTELİĞİNDE OLMAYIP; BU CEZA 647 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 2 NCİ MADDESİNİN ŞÜMULÜ İÇİNDE DEĞERLENDİRİLEMEZ.
Türk Ceza Kanununun 173 üncü maddesinin son fıkrasındaki (Tayin olunacak bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak) cezasının, sürgün cezası niteliğinde olup olmadığı 647 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle kaldırılmış bulunup bulunmadığı konusunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Birinci Ceza Dairesi ilâmları arasında içtihat aykırılığı olduğu Birinci Ceza Dairesi Başkanlığının yazısiyle bildirilmesi üzerine İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca ortada birleştirilmesini gerektiren içtihat aykırılığı bulunduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra işin esası müzakere edildi :
I - Ceza Genel Kurulunun 15/11/1965 gün ve 313/406 sayılı ilâmında, Türk Ceza Kanununun 173 üncü maddesinin son fıkrasında yazılı (Bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak) cezasının, sürgün cezası niteliğinde olmadığı kabul edilmiş, bu cezayı ihtiva eden hüküm sanığın temyizine rağmen onanmıştır.
Birinci Ceza Dairesinin 18/11/1965 gün ve 2244/2401, 25/11/1965 gün ve 1241/2485 ve 18/12/1965 gün ve 2415/2741 sayılı ilâmlarında: Özet olarak (Türk Hukuk Lügatına göre sürgün, bir kimsenin muayyen bir yerde ikamete mecbur tutulmasıdır. Türk Ceza Kanununun 18 inci maddesinde gösterilen hususlar, sürgün cezasının aslî unsurları olmayıp bu cezanın tamamiyle infaz şekil ve usullerine taallûk eden, kanunda yerine ve icabına göre değiştirilen kayıt ve şartlardan ibarettir. 173 üncü maddenin son fıkrasında yazılı (Muayyen bir mıntakada ikamet mecburiyeti) esas itibariyle sürgün cezası mahiyetindedir. Bu maddede hükmün ceza olarak vasıflandırılması da bu görüşü kuvvetlendirir.) denmekte ve bu cezanın dahi 647 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle kaldırılmış bulunduğu kabul edilmektedir.
II - 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2 nci maddesi, Türk Ceza Kanunu ile hususi kanunlarda yazılı sürgün cezalarını kaldırmış olması sebebiyle Türk Ceza Kanununun 173 üncü maddesinin son fıkrasında yazılı (Bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak) cezasının, sürgün cezası niteliğinde olup olmadığı söz ve içtihat konusu olmaktadır.
Sürgün cezası, Türk Ceza Kanununun 11 inci maddesinde sayılan cürümlere mahsus aslî cezalardandır.
18 inci maddede, bu cezanın ne olduğu, süresi, infaz şekil ve şartları gösterilmiştir.
Sürgün cezası, cürümlere mahsus aslî bir ceza olduğuna göre diğer hürriyeti bağlayıcı cezalar niteliğini taşır. Yaş, aklî halet ve takdiri tahfif sebepleriyle yapılan indirmelerin sürgün cezasına da teşmili, infazının tekerrür hükümlerinin uygulanmasında esas tutulması, bu cezanın asl...