Bir deniz kazasında, donatanın ağır kusuru yüzünden cismani bir zarara uğrayan yolcu, ölümü halinde desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından, açılacak tazminat davalarının, türk ticaret kanununun 767/5 inci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu hakkında yargıtay hukuk bölümü içtihadı birleştirmegenel kurul kararı
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1970/4 K.1971/5 T.20.12.1971 R.Gazete No.14134 R.G. Tarihi: 20.3.1972
DEZİN KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI
BİR DENİZ KAZASINDA, DONATANIN AĞIR KUSURU YÜZÜNDEN CİSMANİ BİR ZARARA UĞRAYAN YOLCU, ÖLÜMÜ HALİNDE DESTEĞİNDEN YOKSUN KALAN KİŞİLER TARAFINDAN, AÇILACAK TAZMİNAT DAVALARININ, TÜRK TİCARET KANUNUNUN 767/5 İNCİ MADDESİ UYARINCA 10 YILLIK ZAMANAŞIMINA TABİ OLDUĞU HAKKINDA YARGITAY HUKUK BÖLÜMÜ İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURUL KARARI
6762/md. 767
Yolcu olarak seyahat ederken bir deniz kazası sonunda yaralanan veya ölen yolcuların desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından da ağır kusuru görülen donatana karşı açtıkları tazminat davalarında Yargıtay Ticaret Dairesince zaman aşımı, 16/6/1962 gün 204/2302 sayılı ilâmda bir yıl kabul edilmiş iken, aynı olayda sonradan 15/7/1963 tarih 2755/3155 sayılı ilâmla 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kararlaştırılmıştır.
Bu iki ilâm arasındaki içtihat aykırılığının halli Yargıtay Birinci Başkanlığınca istenilmiş olmakla 1221 sayılı Kanunun değişik 8 inci maddesi uyarınca toplanan Hukuk Genel Kurulunda iş konuşularak gereği düşünüldü:
Yürürlükten kaldırılan 865 sayılı T.K.nun 2 nci kitabını teşkil eden deniz T.K.nun 1205 inci maddeden başlayarak 1219 uncu maddeye kadar devam eden bölümünde, yolcunun navlun mukavelenamesinde adı yazılı oldukça taşıma hakkını başkasına terk edemiyeceğine, gemide yürütülen düzen ve talimatlara uymakla yükümlü bulunduğuna, taşıma sözleşmesinden vazgeçme, hükümden düşme ve bozma hallerine, bu hukukî işlem sebebiyle ödenecek tazminata, gemi kalafatı ve yolcu bagajına dair teferruatlı hükümler getirilmesine rağmen, bir deniz kazasında yaralanan yolcuya veya ölümü halinde ölünün yakınlarına veya desteğinden mahrum kalanlara karşı donatanın hukukî sorumluluğunu düzenleyen herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
Yasanın işaret edilen boşluğunu kazaî içtihatlarla doldurmak zorunda olan mahkemelerle Yargıtay, benzer olaylarda, yolcunun ölümü üzerine donatan ile taşıyan arasında mevcut navlun sözleşmesinin nihayete erdiği, davacı mevkiinde yer alan zarar görenlerle donatan arasında herhangi bir akdi bağlantı bulunmadığı ilkesinden hareket ederek destekten yoksun kalanların açtıkları tazminat davalarını, Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri çevresinde tetkik ve karara bağlamışlardır.
Dava müruru zamanı yönünden ise, belirtilen zorunluluğun doğal sonucu olarak Borçlar Kanununun yine haksız eylemlere ayrılmış faslındaki 60 ncı madde uyarınca zarargören tarafın zarara ve faile ıttılaı tarihinden itibaren bir sene her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren 10 sene mürurundan sonra dinlenemiyeceği, yolundaki kural benimsenmiş, bu çeşit davaların Deniz Ticaret Kanununun 1442 nci maddesindeki zamanaşımına tabi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sosyal yaşantıdaki gelişim, iktisadî ve ticarî alanda meydana gelen değişmeler karşısında zaman itibariyle eskimiş T.K.nunun, gerçek değerini yitirmiş, bu zoru...