E. 1971/3 K. 1972/2
Karar Özeti
Medeni kanunun 71 inci maddesi gereğince açılan derneğin feshidavasında cumhuriyet savcısının davacı sıfatiyle hazır bulunmasına gerek yoktur.
Karar Metni
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1971/3 K.1972/2 T.17.1.1972 R.Gazete No.14161 R.G. Tarihi: 16.4.1972
DERNEĞİN FESHİ DAVASI
MEDENİ KANUNUN 71 İNCİ MADDESİ GEREĞİNCE AÇILAN DERNEĞİN FESHİ DAVASINDA CUMHURİYET SAVCISININ DAVACI SIFATİYLE HAZIR BULUNMASINA GEREK YOKTUR.
Medenî Kanunun 71 inci maddesi gereğince açılan (Derneğin feshi) davalarında Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmasına lüzum olmadığı yolundaki, Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 5/2/1970 günlü ve 6943/732 sayılı ilâmiyle, Cumhuriyet Savcısının bu nevi davalarda davacı olarak hazır bulunmasının zarurî bulunduğu şeklindeki Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 12/11/1971 günlü ve 5816/6529 sayılı kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu dairesi başkanlığının 23/11/1971 tarihli ve 398 sayılı tezkeresi ile Birinci Başkanlığa intikal ettirilmiş olmakla, 17/1/1972 günü 1221 sayılı Kanunun öngördüğü çoğunluk sağlanarak görüşmeye başlanılmış, kararlar arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu oybirliğiyle kabul olunduktan sonra, müzakereye devamla gereği görüşülüp, konuşuldu.
Medenî Kanunun 71. maddesinde (Bir cemiyetin gayesi kanuna yahut adâbı umumiyeye mugayir olursa, müddeiumumilik makamının veya bir alâkadarın talebi üzerine o cemiyet fesh olunur.) hükmü yer almıştır.
1- Bir kısım üyeler, ifa eyledikleri vazifenin özelliği bakımından Cumhuriyet Savcılarının mahkemenin bünyesine dahil olduklarını, zedelenen kamu yararını ve bozulan amme intizamını tecavüzlerden masun kılma vecibesinin hâkim ve Cumhuriyet Savcısının ortak görev ve amacı bulunduğunu, bu sebeple Cumhuriyet Savcısının açtığı fesih davasında hazır bulunmak zorunda olduğunu, ancak, çeşitli sebeplerle kanun koyucunun bu kaideye istisna teşkil eden hükümler sevkettiğini (İcra ve İflâs Kanunu 350, Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu 219, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 148) böylece Cumhuriyet Savcısının huzuruna lüzum bulunmayan hallerin özel kanunlarına hükümler konulmak suretiyle belirtme yolunun seçildiğini, öte yandan Medenî Kanunun 71 inci maddesinde talepten söz edilmiş ise de, bunun dava anlamına geldiğini, esasen mehaz İsviçre Medenî Kanununun bu maddeye tekabül eden 78. maddesinde açıkça davadan söz edildiğini, 20/9/1950 günlü 4/10 sayılı içtihadı birleştirme kararında da, tereddüt halinde metinlerin mehaz kanuna göre yorumlanması ve anlaşılması hususuna işaret edildiğini, bu bakımdan Cumhuriyet Savcısının derneğin feshi davalarında başından sonuna kadar davayı takip etmesi gerektiğini izah etmişlerdir.
2- Bir kısım üyeler, kamu adına Cumhuriyet Savcılarının hukuk mahkemelerinde açtıkları davaların nitelikleri itibariyle tam bir hukuk davası olduğunu, H.U.M.K.nun bu davalarda da aynen uygulanması lâzım geldiğini, kanun koyucunun kamu düzeni veya adâp ve ahlâka aykırılık söz konusu olduğu hallerde, savcıları dava açmakla görevlendirirken, onları hiç bir zaman muhbir durumuna sokmak istemediğini, bilâkis davayı takip etmekte mahkemeye yardımcı olmak, gerçekten kamu düzenini bozucu bir durum varsa o ...