466 sayılı kanuna göre ceza mahkemesine başvurularak tazminat istenmesi halinde; davacı yararına nispi vekalet ücreti hükmedilemez; avukatlık ücret tarifesinin dava ve takip dışındaki hukukÎ yardımlarla ilgili bölümünün dava dilekçesi yazılması sebebiyle tespit edilen ücretin, vekÂlet ücreti olarak takdiri gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1972/7 K.1973/1 T.22.1.1973 R.Gazete No. 14462 R.G. Tarihi: 28.2.1973
VEKALET ÜCRETİ
466 SAYILI KANUNA GÖRE CEZA MAHKEMESİNE BAŞVURULARAK TAZMİNAT İSTENMESİ HALİNDE; DAVACI YARARINA NİSPİ VEKALET ÜCRETİ HÜKMEDİLEMEZ; AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİNİN DAVA VE TAKİP DIŞINDAKİ HUKUKÎ YARDIMLARLA İLGİLİ BÖLÜMÜNÜN DAVA DİLEKÇESİ YAZILMASI SEBEBİYLE TESPİT EDİLEN ÜCRETİN, VEKÂLET ÜCRETİ OLARAK TAKDİRİ GEREKİR.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesine dair 7/5/1964 tarih ve 466 sayılı Kanuna göre açılan tazminat davalarında davacı yararına ne şekilde vekâlet ücreti takdiri gerektiği hususunda Birinci, Beşinci ve Altıncı Ceza Daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararları arasında aykırılık bulunduğu ileri sürülerek içtihadın birleştirilmesi istenmekle:
A - Önce sözü edilen dairelerin içtihatları bakımından içtihadın birleştirilmesini gerektiren aykırılık bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulmuş;
a) Birinci Ceza Dairesinin 2/5/1972 gün ve E. 1972/318 ve 1972/2189 sayılı kararında: Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, avukatlık ücretinin avukatın yaptığı vekâlet hizmetinin karşılığı olduğu, bu ücret miktarının ise avukatın yaptığı hizmetin ve hukukî yardımın mahiyetine ve davada gösterdiği gayrete göre tayin edilmesi gerekeceği, 466 sayılı Kanun gereğince avukatın yaptığı iş ve hukukî yardımın yetkili ağır ceza mahkemesine bir dilekçe yazmaktan ve aynı kanunun 2 nci maddesi gereğince lüzumlu belgeleri bu dilekçeye bağlayarak mahkemeye vermekten ibaret bulunması itibariyle dilekçeyi yazan avukatın hizmetinin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre açılan ve duruşması yapılarak bakılan davayı açıp takip eden bir avukatın meslekî hizmet ve hukukî yardım ile aynı mahiyette kabul edilemeyeceği cihetle davacı yararına nispî vekâlet ücreti hükmedilemeyeceği ve ancak tarifenin birinci kısım birinci bölümlerinin 7 sayılı bentlerinde yazılı ücretin hükmedilebileceği açıklanmış iken;
b) Ceza Genel Kurulunun 14/2/1972 gün ve E. 1970/4-25 ve 1972/76 sayılı kararında; bahse konu tazminat davası sonunda davacı vekili için nispî vekâlet ücreti takdir ve hükmedilmesi gerekeceği öngörülmüş,
c) Beşinci Ceza Dairesinin 21/3/1972 gün ve E. 1972/865 ve 1972/1337 sayılı kararında da; Avukatlık ücret tarifesine göre maktu ve hükmolunan tazminat miktarlarına göre de nispî vekâlet ücreti hükmolunması icabedeceği belirtilmiş,
d) Altıncı Ceza Dairesinin 23/1/1972 gün ve E. 1972/865, K. 1972/1337 sayılı ilâmında avukatlık asgarî ücret tarifesine göre maktu ve hükmolunan tazminat sebebiyle de nispî vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B - Bu konuda içtihatlar arasında aykırılık bulunduğu kabul edilerek içtihadın birleştirilmesi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin görüşülüp tartışılması sonunda:
a) Dava bir hakkın inkâr edilmesi ve ihlâl olunması halinde mahkemeye başvurularak hakkın korunmasını istemektir.
Ceza Mahkemesine ait beraat kararı ile Devleti...