E. 1937/30 K. 1938/8
Karar Özeti
Maliye hazinesince satılan zeytinlikte bulunması gerektiğihalde eksik teslim edilen zeytin ağaçlarının bedel farkının istenmesi üzerine verilen hükmün yargıtayda inceleme yeri ticaret dairesidir.
Karar Metni
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1937/30 K.1938/8 T.9.3.1938 TİCARET DAİRESİNİN GÖREVİ
MALİYE HAZİNESİNCE SATILAN ZEYTİNLİKTE BULUNMASI GEREKTİĞİ HALDE EKSİK TESLİM EDİLEN ZEYTİN AĞAÇLARININ BEDEL FARKININ İSTENMESİ ÜZERİNE VERİLEN HÜKMÜN YARGITAYDA İNCELEME YERİ TİCARET DAİRESİDİR.
Emvali milliyeden olup Maliye Hazinesi tarafından uhdesine ihale olunan zeytinlikte mevcut olması gereken zeytin ağaçlarının noksan teslim edildiğinden buna tekabül eden bedel farkı ile tazminatın tahsiline dair ikame edilip karara bağlanan davaya ait temyiz tetkikatının icrası hususunda Temyiz Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesinin 7.5.1937 tarih ve 1856/1059 numaralı karariyle Ticaret Dairesinin 10.6.1937 tarih ve 1738/1621 numaralı kararı arasında vazife noktasından hâsıl olan selbî ihtilâfa mebni Birinci Riyasete tevdi olunan evrak üzerine 9.3.1938 tarihine müsadif çarşamba günü toplanan kırk sekiz zattan teşekkül eden Tevhidi İçtihad Heyeti Umumiyesinde hadise bir kerre de Birinci Reis İhsan Ezgü tarafından izah edildikten sonra söz alan Kâzım; Daire kararlarını okumakla beraber menkulün beyi mevzuubahis olduğu zaman ticarî olabilir. İcar akti deyince bunun ticarî muamele olmadığı meydana çıkar.
Mevzuumuz tamamen hâsılat icarı mahiyetindedir. Hadisede işletmek vardır. İstismar vardır.
Fevzi; Aktin mahiyetini öğrenmek için mukavelenin okunması lâzımdır, dediler (mukavele okundu).
Fuat Hulûsi; Taraflardan birinin tüccar olması muamelenin ticarî addine kâfidir. Kaldıki bu işte hepsi vardır. Hâsılat icarı da ticarî olabilir.
Fevzi; Bu muamele beydir. Mukavelenin sarahatından bunu anlıyoruz. Mahsul beyinin menkul beyi cümlesinden olduğu da Borçlar Kanununun sarahatındadır. Bu hadise tamamen menkul beyidir. Alan da bu mahsulü satmak için almıştır. Ticarî olduğuna hiç şüphe yoktur.
Kâzım; Hadise çok basit gibi görünürse de netayici gözönünde tutulursa çok ilmî bir mesele karşısında kaldığımızı anlarız. Bu akit hâsılat icarıdır. Ağaç üzerinde bulunan mahsulün icarı ticarî olamaz. Daireler arasında kanunların tatbikinden on sene sonra bu ihtilâflar baş göstermiştir. Demekki şimdiye kadar böyle bir şey akla gelmemiştir. Muamelâtı ticariyede Fransız kanunu esas tutulmuştur. Ve böyle Ticaret Kanunumuzda objektif esas kabul edilmiştir. Biz bu hususta Fransız müelliflerinin eserlerini de tetkik etmek suretiyle bu muamelenin ticarî olduğu neticesine varıyoruz. Borçlar Kanununun meriyetinden evvel bey akti denilen bu muameleye bundan sonra hâsılat icarı denilmiştir.
Fuat Hulûsi; Bu muamele hâsılat icarıdır. Bunda müttefikiz. Benim istinat ettiğim Ticaret Kanununun 23 üncü maddesinde bir tarafın tüccar olmasını o muamelenin ticarî olmasına kâfi addettiği gibi mahiyeten makis olan şeyler de ticarî sayılmıştır. Âkit bunu gayrimenkullükten çıkarmış, menkulleştirmiştir. Ticaret Kanunu sade objektif değil, kısmen sübjektiftir de. Esasen bu noktadan mütalâa edilmesini doğru bulmuyorum. Fransız kanunu hadisemizde istişhade vesile olamaz. Çünkü 23 üncü ...