Başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmışolan kötüniyetli kimse o taşınmazı haksız olarak elindetutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya eldeetmeyi ihmal ettiği semereleri tazmin ile yükümlüdür.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1945/22 K.1950/4 T.8.3.1950 R.Gazete No. 7528 R.G. Tarihi: 9.6.1950
ECRİMİSİL KÖTÜNİYETLİ ZİLYET TAŞINMAZI HAKSIZ OLARAK KULLANMA
BAŞKASININ GAYRİMENKULÜNÜ HAKSIZ OLARAK ZAPTEDİP KULLANMIŞ OLAN KÖTÜNİYETLİ KİMSE O TAŞINMAZI HAKSIZ OLARAK ELİNDE TUTMUŞ OLMASINDAN DOĞAN ZARARLARI VE ELDE ETTİĞİ VEYA ELDE ETMEYİ İHMAL ETTİĞİ SEMERELERİ TAZMİN İLE YÜKÜMLÜDÜR.
(743/md.620,895,896,907,908)
Elindeki gayrimenkulü istihkak dâvacısına geri vermeğe mecbur tutulan kötü niyetli zilyedin bu zilyedlikten hiç bir zarara uğramamış olan dâvacıya ecrimisil adı altında bir para vermesi gerekip gerekmiyeceği hususunda Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 18/6/1945 tarihli ve 1416/3079 sayılı karariyle Dördüncü Hukuk Dairesinin 2/2/1945 tarihli ve 1958/340 sayılı kararı arasında içtihat uyuşmazlığının mevcudiyeti Adalet Bakanlığının 8/8/1945 tarih ve 44 sayılı yazısiyle bildirilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek:
Sonuçta :
İstanbul Belediyesinin mezarlık olarak kullanılmak üzere mülkiyetini iktisap etmiş olduğu bir gayrimenkulün bir parçasına Y.... bir parçasına da H.... adındaki şahıslar gasıp suretiyle elkoymuşlardır. Belediye bunlardan her birine karşı ayrı ayrı istihkak dâvası açmış, bunların tahliyelerine ve onar senelik ecrimislin kendilerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Belediye bu toprak parçalarını her hangi bir şekilde kullanmak istediği halde zilyedliğinin gasbedilmiş olması yüzünden kullanamadığını ve zarara uğradığını iddia etmemiştir.
Belediyenin iddiası kendisi zarar görmüş olsun, olmasın dâva edilenlerin, arsaları kullanmaları ve ondan istifade etmiş bulunmaları dolayısiyle bir ücret vermekle mükellef oldukları düşüncesine dayanmaktadır.
Mahkeme taraflar arasında bir bağıt münasebeti bulunmadığını ve Belediyenin bu kullanma dolayısiyle bir zarara uğramadığını gözönüne alarak dâvayı reddetmiştir.
Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi H.... hakkındaki kararı onamış, Dördüncü Hukuk Dairesi ise, Y.... hakkındaki kararı «başkasının mülkünü haksız olarak zaptedenlerin ve kullananların ecrimisil ile mükellef olacakları» gerekçesiyle bozmuştur.
Dördüncü Hukuk Dairesinin kararından mülk sahibinin, zarara uğramış olduğunu ve zararın miktarını ispata muhtaç olmaksızın gayrimenkulün mislinin getirilebileceği bir kira karşılığı istemeğe hakkı olduğu neticesi çıkmaktadır.
Taraflar arasında bir bağıt bulunmadığı için Belediyenin kira karşılığı istiyebileceği tasavvur olunamaz.
Borçlar Kanununda gâsıbın kiracı sayılarak kira karşılğı ile mükellef tutulacağına dair bir hüküm mevcut olmadığı gibi âdi ve hasılat icarına dair maddelerden ve borçlara ait bütün kaidelerden böyle bir hüküm çıkarmak da mümkün değildir.
Zira, başkasının malını haksız olarak kullanmak bağıt hükümlerine tabi bir hukuki muamele olmayıp Borçlar Kanununun haksız fiillerden doğan borçlara mütaallik hükümlerine tabi haksız bir fiildir.
Haksız fiillerin borç doğurması ise h...