Vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyiniyet iddiasındabulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötüniyetinindiğer tarafa ispat ettirilmesine artık neden yoktur ve davahakkının doğumunu sağlayan veya ortadan kaldıran iyi vekötüniyetin bu durumda mahkemece kendiliğinden gözönündetutulması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1949/17 K.1951/1 T.14.2.1951 R.Gazete No. 7782 R.G. Tarihi: 11.4.1951
BAŞKASININ ARSASINA İNŞAAT YAPI YAPTIRANIN TOPRAĞI MAL EDİNEBİLMESİ
VAKIA VE KARİNELERDEN OLAYDA KANUNEN İYİNİYET İDDİASINDA BULUNAMAYACAK DURUMU BELİRMİŞ OLAN KİMSENİN KÖTÜNİYETİNİN DİĞER TARAFA İSPAT ETTİRİLMESİNE ARTIK NEDEN YOKTUR VE DAVA HAKKININ DOĞUMUNU SAĞLAYAN VEYA ORTADAN KALDIRAN İYİ VE KÖTÜNİYETİN BU DURUMDA MAHKEMECE KENDİLİĞİNDEN GÖZÖNÜNDE TUTULMASI GEREKİR.
1086/md. 75 (743/md.3,6,650)
İyi ve kötü niyetin mahkemece resen nazara alınabilip alınamıyacağı ve beyyine külfetinin taraflara tevcih sureti ve tarzı hususlarında Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 22/3/1949 tarih ve 8743/1384 ve Beşinci Hukuk Dairesinin 29/3/1949 tarih ve 3683/857 sayılı kararlarını havi ilâmları arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesi Başkanlığının 17/6/1949 tarih ve 72 sayılı yazısiyle bildirilmiş olmakla keyfiyet Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda incelenerek: Sonuçta;
Uyuşmazlığın konusu, kanunen iyi niyet iddiasında bulunamıyacak olan kimsenin de kötü niyeti diğer tarafa ispat ettirilmek gerekip gerekmiyeceği ve iyi ve kötü niyetin mahkemece resen nazara alınabilip alınamıyacağı hususlarını teşkil etmektedir.
Yargıtay Birinci Hukuk Dairesince aslın hilâfı olan kötü niyet diğer tarafa ispat ettirilmesi ve iyi ve kötü niyetin mahkemece resen nazara alınamıyacağı rey ve içtihadında bulunduğu halde Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesi kanunen iyi niyet iddiasında bulunamıyacak kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine artık lüzum kalmıyacağı ve bu durum mahkemece resen nazara alınabileceği reyinde bulunmak suretiyle aynı olayın Medeni Kanunun 3, 6, 650 nci maddeleri hükümlerinin anlam ve uygulama tarzlarında uyuşmazlık belirmiş bulunmaktadır.
Medeni Kanunumuzun üçüncü maddesi hükümlerince bir hakkın doğumu için kanunen iyi niyet şart kılınan hallerde onun vücudunun asıl olduğu esas kaidedir. Hilafını iddia eden taraf tabiatiyle ispat ile ödevlidir. Ancak işbu maddenin ikinci fıkrası gereğince halin icaplarına göre kendisinden beklenen ihtimamı sarfetmemiş olmasından kanunen iyi niyet iddiasında bulunamıyacak kimsenin aslın hilafı olan kötü niyeti belirmiş olduğundan bu durumda esas kaide uygulanarak kötü niyetin diğer tarafa ispat ettirilmesine sebep ve vecih kalmaz. Sabit ve mütehakkak bir hususun diğer tarafa ispat ettirilmesi cihetine gidilmesi de beyyine külfetinin tevcih suret ve tarzını düzenleyen Medeni Kanunun 6 ncı maddesiyle usul hükümlerine de bir veçhile aykırı düşmez.
Başkasının arsası üzerinde kendi levazımı ile arsanın değerinden fazla değerde bina yapmış olan levazım sahibinin muhik tazminat karşılığında arsa ve binanın mecmuunun temlikini isteyebilmesi Medeni Kanunun 650 nci maddesi hükümlerince iyi niyet ile hareket etmiş olması şartının tahakkukuna bağlı bulunmuştur. Vakıa ve karinelerden olayda halin icapları veçhile kendisinden beklenen ihtimamı sarfetmemiş olması itib...