Katılan, katıldığı yanla birlikte hareket eder, fakat hükümkatılınan yana bağlı olarak verilir, yargılık katılınanyanla katılan arasında çıkacak rücu hakkı davasını birlikteçözümleyebilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1948/27 K.1949/14 T.29.6.1949 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR DAVAYA KATILMA
KATILAN, KATILDIĞI YANLA BİRLİKTE HAREKET EDER, FAKAT HÜKÜM KATILINAN YANA BAĞLI OLARAK VERİLİR, YARGILIK KATILINAN YANLA KATILAN ARASINDA ÇIKACAK RÜCU HAKKI DAVASINI BİRLİKTE ÇÖZÜMLEYEBİLİR.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun elliyedinci maddesinin tefsir ve tatbikinde Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 10.3.1945 Tarih ve 379/ 1254 numaralı kararı ve bunu teyit eden İcra ve İflas Dairesinin 6.3.1945 tarih ve 680/628 numaralı karariyle Birinci Hukuk Dairesinin yukarıda yazılı ilamına karşı vaki karar tashihi talebi üzerine işbu talebin kabuliyle evvelki içtihat hilafına ittihaz eylediği 7.9.1945 tarih ve 4070/3498 sayılı kararları arasındaki içtihat uyuşmazlığının mevcudiyeti dilekçe ile haber verilmiş olmakla mezkur ilam örnekleri çoğaltılıp dağıtılmış ve 29.6.1949 tarihine rastlayan Çarşamba günü saat 9.30 da müzakerenin başlıyacağı genel kurul üyelerine bildirilmişti.
Bugün toplanan genel kurula (kırkdokuz) zatın iştirak ettiği görülüp müzakere nisabının tahakkuk ettiği anlaşılmakla Birinci Başkan Halil Özyörük'ün Başkanlığında müzakereye başlanarak uyuşmazlık konusu kâğıtlar Birinci Başkan tarafından okunduktan ve olayın özeti anlatıldıktan ve ayrıca dosyayı incelemiş olan Üye Osman Yeten'in vermiş olduğu izahat dinlendikten sonra söz alan;
Dördüncü Hukuk Dairesi Başkanı Fevzi Bozer; İlk önce daire kararları arasında mübayenet olup olmadığını araştırmak lazımdır. Fikrimce ne Birinci Hukuk Dairesinin kararları arasında ne de İcra ve İflas Dairesinin kararı ile Birinci Hukuk Dairesinin kararı arasında bir mübayenet yoktur. Çünkü, Birinci Hukuk Dairesinin birinci kararının sehiv ve hataya müstenit olduğu kabul olunmaktadır. O halde olayda hata mevcuttur. İçtihat ihtilafı yoktur. İcra ve İflas Dairesi kararına gelince; Yargıtay İcra Dairesile Birinci Hukuk Dairesi kararları arasında da mübayenet yoktur. Çünkü, her iki daire bir dava hakkında verilecek hükmün o davaya müdahale etmiş olan üçüncü şahıslara şümul ve tesirini kabul etmektedir. Binaenaleyh tevhidi içtihada mahal ve icap olmadığı kanaatındayım.
İcra ve İflas Dairesi Başkanı O. Talat İltekin; Tevhidi içtihada mevzu tutulan ilamlardan dairemize taalluk eden kararın tashihi karar yoluyla kaldırıldığını tahmin ediyorum. İkinci Hukuk Dairesi Başkanı Himmet Berki; Burada müdahale bahis mevzuu olmaz.
Birinci Hukuk Dairesi Başkanı Şefkati Özkutlu; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun elliyedinci maddesi hakkında gerek Birinci Dairesi ve gerekse İcra ve İflas Dairesi aynı şeyi söylemiş daireler mezkur maddenin anlamını tayinde birbirine muhalif tefsir yapmamıştır.
Birinci Başkan; Birinci Hukuk Dairesi ahiren ittihaz ettiği kararla hadisede muhkem kaziyye olmadığından davaya iltihakın köy şahsiyeti maneviyesine izafetle olmayıp şahıslar namına olduğundan bahsile ve hataya binaen verilen ve kesinleşen hükmü kaldırdık diyor, velev ki...