Sonradan çıkan içtihadı birleştirme kararının, bozmaya uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak mevcut olsa bile, henüz mahkemede veya yargıtay'da bulunan bütün işlereuygulanması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1960/21 K.1960/9 T.9.5.1960 R.Gazete No. 10537 R.G. Tarihi: 28.6.1960
SONRAKİ İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARININ UYGULAMASI
SONRADAN ÇIKAN İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARININ, BOZMAYA UYULMAKLA MEYDANA GELEN USULE AİT MÜKTESEP HAK MEVCUT OLSA BİLE, HENÜZ MAHKEMEDE VEYA YARGITAY'DA BULUNAN BÜTÜN İŞLERE UYGULANMASI GEREKİR.
Hukuk Umumi Heyetinin 13/5/1959 günlü E: 4/24, K: 4/31 sayılı ilâmında mahkemenin uymuş olduğu bozma kararında gösterilen fiilî ve hukuki esaslar uyarınca hüküm vermekle mükellef olduğu, mahkemenin temyizin bozma kararına uymasiyle taraflardan birisi lehine usule ait bir müktesep hak meydana geldiği ve sonradan çıkan bir içtihadı birleştirme kararına dayanarak daha önce uyduğu bozma kararında benimsenmiş bulunan esaslardan başka bir esasa göre karar veremiyeceği ve içtihadı birleştirme ile kabul edilen ve bozma gereğine aykırı olan esasları tatbik etmekle mahkemenin usulî müktesep hakkı çiğnemiş olacağı kabul edilmiş bulunduğu halde aynı heyette diğer bir dâvada sonradan çıkan içtihadı birleştirme kararının mahkemece bozma kararına uyulmakla taraflardan birisi için meydana gelen usulî müktesep hakka rağmen tatbik edilmesi gerekeceği yollu bir ekseriyet meydana geldiğinin Birinci Reisliğin yazısı ile bildirilmesi üzerine İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince Hukuk Umumi Heyetinin karariyle sonradan meydana gelen ekseriyetin görüşü arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği konuşuldu :
I- Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bozma sebebidir; meğerki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arzetmesin. Mahkemenin bozma kararına uymasiyle meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir. Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini saglamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadiyle kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi, Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve âmme intizamiyle de ilgilidir.
Gerçekten, mahkemenin doğru bularak uyduğu veyahut kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile dâva, usul ve kanuna uygun bir çığıra sokulmuş demektir. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygu...