İcra ve iflas kanununun 364 üncü maddesinin 3 üncüfıkrasının uygulanması bakımından icra tetkik merciitarafından verilmiş olan bir karar temyizi icraveznesinde bulunan paranın alacaklıya tediyesine engelolmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1966/23 K.1968/5 T.21.2.1968 R.Gazete No. 12871 R.G. Tarihi: 10.4.1968
İCRA TETKİK MERCİİNİN TAKİP HUKUKUNA İLİŞKİN KARARLARI
İCRA VE İFLAS KANUNUNUN 364 ÜNCÜ MADDESİNİN 3 ÜNCÜ FIKRASININ UYGULANMASI BAKIMINDAN İCRA TETKİK MERCİİ TARAFINDAN VERİLMİŞ OLAN BİR KARAR TEMYİZİ İCRA VEZNESİNDE BULUNAN PARANIN ALACAKLIYA TEDİYESİNE ENGEL OLMAZ.
İcra tetkik merciinin takip hukukuna müteallik kararları aleyhine temyiz yoluna müracaat halinin borçlunun üzerinde veya üçüncü şahıs zimmetinde iken haciz veya sair suretlerle tahsil edilerek icra veznesine konulan paraların alacaklıya verilmesine engel olup olmayacağı hususunda Yargıtay İcra ve İflâs Dairesinin çoğunlukla verilmiş 30/12/1944 tarihli, 3856/3953 sayılı ve 24/3/1958 tarihli 1894/1843 sayılı ilâmları arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu bildirilmiş, sözü edilen ilâmlar ve daire başkanının yazılı mütalaası Birinci Başkan tarafından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Kısmı Genel Kuruluna tevdi edilmiş olmakla 21/2/1968 Çarşamba günü toplanan kurulda, ilâmlar ve yazılı mütalaa okunduktan ve ilâmlar arasında içtihat uyuşmazlığı bulunduğu oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra gereği görüşülüp konuşuldu, neticede:
Söz konusu Yargıtay ilâmlarındaki içtihat uyuşmazlığı; borçlunun üzerinde veya üçüncü şahıs zimmetinde iken (İcra ve İflâs Kanunu Madde 89) haczedilerek icra veznesine alınan veya sair suretlerle tahsil olunan paralara inhisar etmektedir. Mahcuz malın satılması suretiyle elde edilen paranın ihale kesinleşmeden alacaklıya teslim edilip edilemiyeceği haline bu ilâmların şumulü bulunmadığı için bu cihet tartışma ve oylama konusu yapılmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 443 üncü maddesinde; temyiz yoluna başvurmanın, gayrimenkule ve buna müteallik aynî haklara, aile ve şahsın hukukuna taallûk edenler müstesna olmak üzere hükmün icrasını durdurmayacağı, ancak, temyiz yoluna başvuran, neticede haksız çıktığı takdirde hüküm altına alınan parayı ödeyeceğine veya malı teslim edeceğine dair kuvvetli kefalet göstermek veyahut hükmedilmiş olan para ve eşyayı resmî bir mevkiye yatırmak veya hasmı tarafından malları ve emlâki haczettirilmiş olmak şartiyle, Yargıtay'ın istek üzerine, ivedilikle icranın durmasına karar verebileceği belirtilmiştir. Bu hüküm, umumî mahkemelerin menkul mallara, para ve teminat alacaklarına ilişkin, nihaî kararlarının infaz şekli ile alâkalıdır. Böyle bir ilâmın kesinleşmeden dahi icrası mümkündür. Mücerret hükmün temyiz edilmiş olması Yargıtay'dan (İcranın durdurulması) kararı alınmadıkça, satış da dahil olmak üzere, hiç bir takip işlemini durdurmaz.
Takip hukukuna ait icra işleri ile tetkik mercii kararlarına gelince; bu gibi kararların temyiz edilmesi halinin hukukî sonuçları Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 443 üncü maddesi hükmüne bağlanmamıştır. Bu hal İcra ve İflâs Kanununa konulmuş hükümlerle çözülmüştür. Olay ile ilgili aynı kanunun 364 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; (Temyiz yoluna başvurm...