Mahkemeler, karar hakimleri ve müstantiklerin, yargı yerleri genel mahkemeler olan suçlardan dolayı verdikleri olumsuz görev kararları temyiz edilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1931/12 K.1931/48 T.9.12.1931 OLUMSUZ GÖREV KARARLARI
MAHKEMELER, KARAR HAKİMLERİ VE MÜSTANTİKLERİN, YARGI YERLERİ GENEL MAHKEMELER OLAN SUÇLARDAN DOLAYI VERDİKLERİ OLUMSUZ GÖREV KARARLARI TEMYİZ EDİLEMEZ.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun meriyetinden sonra mahkemelerden verilen selbi vazife kararları aleyhine muta temyiz istidaları kabul edilip edilemeyeceği hususunda Temyiz Mahkemesi 3. Ceza Dairei aliyesinin 19.04.1930 tarih ve 2545/2772 nolu kararı ile 29.05.1930 tarih ve 3696/3931 nolu kararları arasında hasıl olan ihtilafı içtihadın tevhidi daireyi müşarünileyha reisliğinin 31.05.1930 tarih ve 148 nolu müzekkeresiyle talep ve ihtilafı içtihadı mutazammın ilam suretleri tevdi olunmuştur.
Bu baptaki ilam suretleri talhis ve nüshaları teksir edilerek Heyeti Umumiyeye tevzi olunmakla içtima için tayin edilen 10.06.1931 tarihinde Heyeti Umumiyeye 42 zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra 3. Ceza dairesi namına söz alan Nazmi Beyefendi; mahkemelerden nihai olarak sadır olan her kararın kanun yollarından birine tebaiyeti usulü muhakemece mevzu bir esas olup bu esas haricinde kalması iltizam olunan işler ve kararlar yine kanunda sarahaten istisna edilmiş olması ve bir mahkemeye arz olunan bir davanın vazife haricinde görüldüğüne mütedair olan kararlar o mahkemece o iş hakkında nihai olarak verilen mukarreat cümlesinden bulunduğu halde o esastan müstesna olarak kabili itiraz veya temyiz olmayacağı hakkında bir sarahatı kanuniye bulunmamasına binaen bu kararların kanun yollarından birine tebaiyetleri müktezai kanun ve maslahat olmakla dairemizin son ittihaz ettiği ve elyevm de bu içtihatta bulunduğu kabiliyeti temyiziye olduğu noktasına matuf kararı doğrudur.
Birinci Reis İhsan Beyefendi: (Vazifem haricindedir) denmekle o dava kalmayacaktır, başka bir mahkemeye gidecek ve rüyet edilecektir. Eski usule göre selbi kararlar kat'i idi, fakat yeni kanunumuz dava neticelenmemek itibariyle hüküm addetmemiştir. Ve hüküm odur'ki bir dava bir daha tekrar edilemez. Binaenaleyh bu kabil kararların temyiz kabiliyeti olmamak lazımdır.
Başmüddeiumumi Nihat Beyefendi: Bu hususta mukaddema Ceza Heyeti Umumiyesince müzakere cereyan etmiş ve ademi vazife kararları katiyet ifade etmedikçe temyiz kabiliyeti kabul edilmemişti. Çünkü ademi vazife kararları son tahkikatın açılması mahiyetinde olan kararlardır ve kabili temyiz değildir. 263. maddeye müsteniden heyeti celilci umumiye de bu kararı ittihaz etmiştir.
Bunların istisnasına gelince, bir hadisenin tetkik ve rüyeti hakkı kazayı haiz diğer bir müesseseye ait olduğu yolunda adliyece müttehaz kararlar katiyet ifade ettiği cihetle kabili temyizdir. Nitekim kaçakçılık mahiyetinde olarak mahkemeye sevk edilip indelmuhakeme suçun yalnız para cezası hükmünü istilzam etmesi itibariyle heyeti mahsussaya aidiyetine dair verilen kararlar müstena olarak temyizi kabil olan mevaddandır.
Birinci Reis İhsan Beyefendi, Alman Kanunu...