Mesruk bir mal üçüncü bir şahıs tarafından maznunun bilgisi ve muvafakati aranmaksızın sahibine iade veya tazmin edildiği takdirde suçlu hakkında tck 523. maddesi hükmü uygulanır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1955/10 K.1955/16 T.29.6.1955 R.Gazete No. 9100 R.G. Tarihi: 10.9.1955
ÇALINMIŞ MALI İADESİ DURUMUNDA UYGULAMA
MESRUK BİR MAL ÜÇÜNCÜ BİR ŞAHIS TARAFINDAN MAZNUNUN BİLGİSİ VE MUVAFAKATİ ARANMAKSIZIN SAHİBİNE İADE VEYA TAZMİN EDİLDİĞİ TAKDİRDE SUÇLU HAKKINDA TCK 523. MADDESİ HÜKMÜ UYGULANIR.
Mesruk malın âhar kimse tarafından iade veya tazmin edildiği hallerde Türk Ceza Kanununun 523 üncü maddesinin tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığı ve âhar kimse tarafından vâkı iade veya tazmine maznunun malûmat ve muvafakatinin lâhik olmuş bulunması meşrut olup olmadığı hususunda Ceza Umumi Heyetinin 21/9/1936 tarih, 4/100/97 sayılı ve 31/3/1947 tarih, 2/74/74 sayılı ve 28/2/1955 tarih ve 2/25/25 sayılı kararları arasında hâsıl olan içtihat ayrılığının halli Başreisliğin 14/5/1955 tarihli yazısiyle istenilmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Heyetinde keyfiyet müzakere olundu :
523 üncü madde nedamete değil, daha ziyade tazmin esasına ve mağdurun zararının telâfisi maksadına mâtuf bir prensibe istinat ettiğinden âmme dâvasından önce veya sonra ve nihayet işin mahkemeye intikaline kadar vukubulacak iadede veyahut işlenen fiilin mahiyetine ve sair ahvale nazaran red ve iade kabil olmadığı takdirde, zararın tamamen tazmininde maznunun nedametini aramağa lüzum bulunmadığı cihetle herhangi bir tesir veya tazyik altında vâkı olsa dahi, istirdat dışında kalan irade ve kasdî bir iade ve tazmin, 523 üncü maddenin tatbikını zaruri kılar.
Müessesenin esası bu prensibe istinat edince ve madde anasırının bu esasata hasren mutalâası gerekince; iade ve tazminin maznun veya âhar kimse tarafından vukubulması arasında bir fark gözetmeğe imkân kalmıyacağı gibi gerek zararın tazmini prensibinin hukuki mesnedi itibariyle ve gerek sarih ve hattâ zımnî bir muvafakatin ekseriya suçluluğu kabulü ihsas ve suçun ikrarına delâlet eden bir manâyı tazammun eylemesi bakımından; keyfiyete maznunun haber ve muvafakatinin telâhukunu aramağa lüzum ve mahal görülmemiştir.
Bu itibarla âhar kimse tarafından kanunen muayyen müddet içinde vukubulan ve istirdat mahiyetinde olmayan iradi ve kasdî bir red ve iade veya tazmin halinde maznunun malûmat ve muvafakati aranmaksızın 523 üncü maddenin lâzimmüttatbik olduğuna 29 Haziran 1955 tarihinde ittifakla karar verildi. ----------o----------