İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan olan kira alacaklarının tahsili için yapılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendisine gönderilen isticvap davetiyesi ile davadan haberdar olduğunu, cevap verme süresinin de bu tarihten başlaması gerektiğini, davaya konu olan kontratın bağlı bulunduğu işyerinin davacıdan dükkan olarak kiralanan yerin tarihi bir alanda kaldığını, 2006 yılında yıkım ve düzenleme işlemleri ile birlikte kışla duvarlarında ve ana yapısında restorasyon işlemlerine başlanıldığını, bu çalışmalar esnasında davaya konu mecurun da içinde bulunduğu aynı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/2421 KARAR NO : 2019/199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHK. TARİHİ : 16/06/2017 NUMARASI : 2014/864 E. - 2017/575 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 07/02/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan olan kira alacaklarının tahsili için yapılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendisine gönderilen isticvap davetiyesi ile davadan haberdar olduğunu, cevap verme süresinin de bu tarihten başlaması gerektiğini, davaya konu olan kontratın bağlı bulunduğu işyerinin davacıdan dükkan olarak kiralanan yerin tarihi bir alanda kaldığını, 2006 yılında yıkım ve düzenleme işlemleri ile birlikte kışla duvarlarında ve ana yapısında restorasyon işlemlerine başlanıldığını, bu çalışmalar esnasında davaya konu mecurun da içinde bulunduğu aynı yerde dükkanların yıkıldığını, alan olarak küçüldüğünü, davalının davacıdan dava konusu mecuru 180-200 m2 olarak kiraladığını, ancak yıkım sonrasında mecurun 20 m2'ye düştüğünü, bu kadar küçük bir dükkanda davalının ticaret yapmasının mümkün olmadığını, bu durumdan dolayı da sadece 4 ay kiracı olarak kalabildiklerini, 4 ay sonunda gerçekleşen yıkım nedeniyle kira akdi kendileri için çekilmez hale geldiğini, 4 aylık kira bedelinin de ödendiğini, kira borcunun kalmadığını, bu nedenle de tarafların karşılıklı olarak anlaşarak kira sözleşmesini fesh ettiklerini, fesih tarihine kadar olan tüm kira bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın 10.700,00 TL yönünden kabulü ile fazla talebin reddine, 4.700,00 TL yönünden ise davacının %20 kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf talebinde; dava konusu mecurun yıkım nedeniyle m2'sinin küçüldüğünü, davanın kısmen kabulü yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Satışında yapılan restorasyon çalışmaları neticesinde mecurun kullanım alanının 180-200 m2 iken 12 m2'ye düştüğünü, net 8 m2 olduğunun resmi yazışmalardan açıkça belli olduğunu, davacı tarafın kiralanan taşınmazın yıkıldığını 07/11/2016 tarihli dilekçesinde belirttiğini, davacının burayı yıllarca haksız işgalci olarak kullandığını, müvekkilinin kiraladığı mecurun 20 m2 kısmının restorasyon çalışması sonucu 12 m2'ye düştüğünü, davacı kiraya verenin TBK'nun 301. maddesine göre teslim borcunu kesinlikle yerine getirmediğini, bu nedenle kiracı müvekkilini zor durumda bıraktığının açık olduğunu, kiralananın ayıplı hale geldiğinin açık olduğunu, TBK'nun 306. maddesi uyarınca ayıbın gideril...