Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın, davacının ileri sürdüğü biçimde gerçekleşmediğinin kanıtlanamadığını, bu sebeple mahkemece ispat yükünün davalıda olmadığının tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketince ileri sürülen varsayıma dayalı iddialarla ispat yükünün davacıya yüklenemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2020/2249 Karar No: 2022/1952 İncelenen Kararın Mahkemesi: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 03/03/2020 Numarası: 2015/720 (E) - 2020/230 (K) Davanın Konusu: Maddi tazminat Karar Tarihi: 8/11/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın, davacının ileri sürdüğü biçimde gerçekleşmediğinin kanıtlanamadığını, bu sebeple mahkemece ispat yükünün davalıda olmadığının tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketince ileri sürülen varsayıma dayalı iddialarla ispat yükünün davacıya yüklenemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'e ait sürücüsü davalı ...'in yönetimindeki ... plakalı aracın asli kusurlu biçimde, müvekkili davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... AŞ ile davalı işleten ... arasında ... plakalı otomobile ilişkin 12/8/2014 başlangıç, 12/8/2015 bitiş tarihli ZMSS poliçesinin akdedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, 22/4/2015 günü davacıya ait otomobil ile davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı otomobilin çarpışması sonucu trafik kazası meydana gelip gelmediği ve kaza meydana gelmiş ise kusurun kimden kaynaklandığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olup olmadığına ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, İşletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Aynı Kanunun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı belirtilmiş, anılan Kanununun 85'inci maddesinin son fıkrasında maddesinde ise, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. hükmüne yer verilmiş, dava konusu rizikonun gerçekleştiği ve kasko poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1'inci madde...