Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava dışı şirket ile yaptığı taşıma sözleşmesinin edimini yerine getirmek için kullandığı araç ile davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin dava dışı şirkete karşı edimlerini yerine getiremediğini ve kazanç kaybı doğduğunu, günlük 100,00-TL'den belirlenen kazanç kaybının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın sadece borcun aslına itiraz ettiğini ferilere ilişkin itirazda bulunulmadığını ileri sürerek davalının 17.180,80-TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takibin 17.180,80-TL asıl alacak,takipten...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/867 KARAR NO: 2022/1799 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2019 NUMARASI: 2017/946 Esas - 2019/1005 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/12/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin dava dışı şirket ile yaptığı taşıma sözleşmesinin edimini yerine getirmek için kullandığı araç ile davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin dava dışı şirkete karşı edimlerini yerine getiremediğini ve kazanç kaybı doğduğunu, günlük 100,00-TL'den belirlenen kazanç kaybının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın sadece borcun aslına itiraz ettiğini ferilere ilişkin itirazda bulunulmadığını ileri sürerek davalının 17.180,80-TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takibin 17.180,80-TL asıl alacak,takipten önce 825,38-TL işleyen faiz ile birlikte asıl alacağa 19/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası kısa vadeli kredilere uyguladığı %10.50 faiz üzerinden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmada alınan beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; yargılama sürecinde davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için sonuçlarının usulüne ihtar edildiği kesin süre verildiği ancak kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davaya konu kazada tarafların kusur durumları, oluşan kazanç kaybının hesabı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olduğundan hakimce çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığı, dosyadaki mevcut delillere göre davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece bilirkişi ücretinin yatırılmasına ilişkin kesin süre verilmesine ilişkin ara kararın usulüne uygun olmadığı, ara kararda sonuçlarının açıkça yazılmadığı ve sürenin kesin olduğunun belirtilmediği, müvekkilinin mali durumunun iyi olmaması nedeniyle verilen iki haftalık kesin sürenin kısa olduğu, davanın ispatı yönünden ekspertiz raporunun sunulduğu, dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.6100 sayılı HMK m. 355 gereğince istinaf edenin sıfatı, istinaf neden ve gerekçeleri ile kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan incelemede;Dava, trafik kazası nedeniyle doğan kazanç kaybının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın ip...