İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Davalı borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca girişilen icra takibine karşı, davalı vekili tarafından 21.12.2021 tarihli dilekçe ile yetki itirazında bulunulmuş olup bunun üzerine dosyanın yetkili Acıpayam İcra Müdürlüğü'ne gönderilip ... Esas sırasına kaydının yapıldığını, dosyadan gönderilen ödeme emri sonrası; 12.05.2022 tarihli dilekçe ile takipte istenen alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olup, müvekkil şirketin somut ve hukuka uygun alacaklarının tahsilini geciktirmeye yönelik...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 07/09/2022 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2022 İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, Davalı borçlu ... Anonim Şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca girişilen icra takibine karşı, davalı vekili tarafından 21.12.2021 tarihli dilekçe ile yetki itirazında bulunulmuş olup bunun üzerine dosyanın yetkili Acıpayam İcra Müdürlüğü'ne gönderilip ... Esas sırasına kaydının yapıldığını, dosyadan gönderilen ödeme emri sonrası; 12.05.2022 tarihli dilekçe ile takipte istenen alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olup, müvekkil şirketin somut ve hukuka uygun alacaklarının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, davaya esas icra takibine konu alacağa ilişkin taraflar arasında herhangi bir itilaf bulunmadığını, davalı şirketin müvekkil şirkete 56.181,29 Euro borcu olduğunu bildirdiğini ve bu hususta müvekkil şirketten de mutabakat bildirmesini istediğini, dava konusu alacağın tahsiline yönelik süreç devam ederken davalı şirket hakkında konkordato davası görüldüğünü, dava konusu alacağın yargı yoluna başvurulmadan tahsiline yönelik her türlü iyi niyetli çabanın gösterildiğini, davalı şirkete dava konusu borcun ödenmesine ilişkin ihtarname gönderildiğini, davalı şirket ile ihtarname ve icra takibi sonrasında sulh görüşmeleri yapılmış, mail yoluyla yapılan yazışmalar neticesinde ödeme protokolü içeriğinde mutabık kalındığını, TMSF'nin kayyım olarak atanmasının müvekkil şirketin alacak haklarına engel olmadığını, davalı yanın mükerrer kereler ana para asıl alacağını kabul etmiş yalnızca ferilerine ilişkin olarak kabulden uzak bir kısım beyan ileri sürdüklerini, müvekkilin, davalı yandan alacaklı olduğuna ilişkin dosya kapsamında şüphe olmadığı gibi taraflar arasında çekişme de olmadığını, davalı yanın icra dosyasında ve cevabı ihtarında mübrez kabul beyanı dikkate alındığında alacağın varlığı ve muhteviyatının taraflar arasında sabit olduğunu, davalının itirazında haksız olup itirazın kötü niyetli olduğunu, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı yanın sorumlu olduğu miktarı bilmekte iken yapılan itirazın tam anlamıyla haksız olduğunu, bilinen borca karşılık yapılan haksız itirazlarda borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine hükmedileceğinin açık olup Yargıtay görüşlerinin de bu yönde olduğunu, bu nedenlerle müvekkil şirketin alacağını teminat altına almak gayesiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı borçlu adına kayıtlı bulunan taşınır, taşınma...