Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 05/01/2016 tarihinden itibaren tasfiyesine karar verildiğini, işbu sebeple ilgili şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verildiğini, ancak tasfiye memurunun vefat ettiğini, şirkete yeni bir tasfiye memuru da atanmadığını, davacının işçilik alacaklarının tahsili amacıyla tasfiye halindeki şirket aleyhine Bakırköy 16. İş Mahkemesinin 2015/663 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak şirketin hali hazırda tasfiye memuru olmadığından davanın sürüncemede...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/138 KARAR NO: 2022/1628 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/10/2019 NUMARASI: 2017/1083 2019/776 DAVANIN KONUSU: Tasfiye memuru atanması Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 05/01/2016 tarihinden itibaren tasfiyesine karar verildiğini, işbu sebeple ilgili şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verildiğini, ancak tasfiye memurunun vefat ettiğini, şirkete yeni bir tasfiye memuru da atanmadığını, davacının işçilik alacaklarının tahsili amacıyla tasfiye halindeki şirket aleyhine Bakırköy 16. İş Mahkemesinin 2015/663 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak şirketin hali hazırda tasfiye memuru olmadığından davanın sürüncemede kaldığını, bu nedenle ilgili mahkeme tarafından şirkete tasfiye memuru atanması amacıyla dava açmak üzere süre verildiğini, anılan nedenlerle tasfiye halinde ... Şirketi'ne tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK'nın 32. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye halindeki dava konusu şirketin, vefat eden tasfiye memuru yerine yeni bir tasfiye memuru atanması hususunda karar alması gerekmekteyken dava konusu şirketin bu konuda karar almadığını, buna ilişkin tescil başvurusunda bulunmadığını, buna göre tasfiye memurunun atanmasına ilişkin işbu davanın açılmasının nedeninin Sicil Müdürlüğü olmadığını, yine huzurdaki davada kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, asıl davalının tasfiye halindeki şirket olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İhyası talep edilen şirket ortağının vefat ettiği, mirası intikal eden ...'ın da mirasın reddettiği, dolayısıyla şirkete tasfiye memuru olarak atanabilecek kimse bulunmadığı, yine davacı vekili tarafından tasfiye memuru adayı da bildirilmediği anlaşıldığından mahkememizce tasfiye memuru olarak Av....'ın tayinine karar verilmiş, tasfiye memuru için 7.000,00 TL ücret takdir edilmiş, yine tasfiye memuru ücretinin yatırılması hususunda davacı tarafa 2 haftalık süre verilmiş, verilen süre içinde tasfiye memuru ücretinin yatırılmadığı anlaşılmakla, bu kez ücretin yatırılması hususunda davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içinde ücretin yatırılmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususu ihtar edilmiş, ancak verilen kesin süreye rağmen tasfiye memuru üc...