Yukarıda yazılı ilk derece Mahkemesi'nin 25.02.2022 tarihli gerekçeli kararına ve 04.04.2022 tarihli ek kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili tarafından 05.04.2022 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın ve ek kararın taraflara tebliği, 28.04.2022 tarihli dilekçe ile kararın kesinleşme şerhinin düzenlenmesi talep olunmuştur. Davacı vekili tarafından 06.06.2022 tarihli el yazılı beyan dilekçesi ile ek karara karşı beyanda bulunulmuştur. Davacı vekiline gerekçeli kararın ve ek kararın 06.06.2022 tarihinde, davalı vekiline 13.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği tespit olunmuştur. Davacı vekili tarafından gerekçeli karar ile ek karar 20.06.2022 tarihinde istinaf olunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasının salt ve mutlak sahibi olduğunu, başka hiç kimsenin bu markayı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1124 KARAR NO: 2022/1305 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2022 NUMARASI: 2021/501 E. - 2022/29 K. DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti İstemli İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/09/2022 Yukarıda yazılı ilk derece Mahkemesi'nin 25.02.2022 tarihli gerekçeli kararına ve 04.04.2022 tarihli ek kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili tarafından 05.04.2022 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın ve ek kararın taraflara tebliği, 28.04.2022 tarihli dilekçe ile kararın kesinleşme şerhinin düzenlenmesi talep olunmuştur. Davacı vekili tarafından 06.06.2022 tarihli el yazılı beyan dilekçesi ile ek karara karşı beyanda bulunulmuştur. Davacı vekiline gerekçeli kararın ve ek kararın 06.06.2022 tarihinde, davalı vekiline 13.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği tespit olunmuştur. Davacı vekili tarafından gerekçeli karar ile ek karar 20.06.2022 tarihinde istinaf olunmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." markasının salt ve mutlak sahibi olduğunu, başka hiç kimsenin bu markayı kullanamayacağını, davalının bu markaya ... ibaresini ekleyerek asla hukuki ve cezai mesuliyetten kaçamayacağını, davalının müvekkili markasını uzun süredir bildiğini, bu iş yerini açmadan evvel ve açtıktan sonra da müvekkilinin alışveriş yaptığı yani ekler siparişi verip düzenli ticaret yaptıkları bir ticari partneri olduğunu, ihtilafın hem cezai hem de hukuki boyutu olduğunu, davalının markayı hem iş yerinde hem tabelada hem de sanal ortamda noter ihtarlarına rağmen ısrarla kullanmaya devam ettiğini, markalarına tecavüz kastını ve eylemini sürdürdüğünü iddia ile, marka haklarına yapılan tecavüzün hem marka iltibası hem de bizzat markalarını da kullandığından kaldırılmasını, davalının kullandığı markanın iptalini/ hükümsüzlüğünü, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyı 2016 yılından bu yana tanıdığını, müvekkilinin 2017 yılında yaptığı anlaşma ile marka hakkı ile birlikte davacının ortağı ile birlikte işlettiği dükkanı satın aldığını, ücretini 2018 tarihinde gönderdiğini, ...'ın söz konusu iş yerini devrettikten sonra sıcak satış işini bırakarak sadece imalat yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin de dükkanda satmış olduğu ürünleri davacıdan aldığını, müvekkilinin davacıya ait olan, tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmayan ve sadece müvekkili tarafından kullanılan "..." markasının bedelini ödemesine ve devir konusunda anlaşmasına rağmen defalarca davalıdan devrini istemesine rağmen davalının resmi devire yanaşmadığını, müvekkili açısından satışların artması neticesi ticari açıdan müvekkilinin kend...