DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/495 E. - 2017/629 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/66454, 2011/66456, 2011/66457, 2011/66455 sayılı ve "...", "...", "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli 2013/31795 sayılı "..." markasının, müvekkil adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, seri marka izlenimi yaratarak, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, dava konusu markada,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1550 - 2022/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2020/1550 KARAR NO : 2022/1023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2017 NUMARASI : 2016/495 E. - 2017/629 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2016/495 E. - 2017/629 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/66454, 2011/66456, 2011/66457, 2011/66455 sayılı ve "...", "...", "...", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı adına tescilli 2013/31795 sayılı "..." markasının, müvekkil adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, seri marka izlenimi yaratarak, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, dava konusu markada, müvekkili adına tescilli "..." ibaresini içerir seri markalardan farklı olarak tek bir harf değişikliğine gidildiğini, ancak söz konusu değişikliğin markaya hiçbir ayırt edicilik katmadığını, Türkiye Türkçesi Ağızlar Sözlüğü'nde ..." kelimesinin anlam karşılığı olarak ... ibaresinin yer aldığını ve bazı yörelerde "..." anlamında ..." kelimesinin kullanıldığını, müvekkiline ait markalar ile davalıya ait markanın aynı, aynı tür, benzer ve ilişkili mallar için tescil edildiğini, müvekkiline ait "..." ibareli markaların tanınmış marka olduğunu, davalının dava konusu marka tescilinin kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 2013 yılından beri " ..." markasını 29 ve 30. sınıflarda tescilli olarak kullandığını ve ana faaliyet konusunun bakliyat ve pirinç üretimi ve paketlemeleri olduğunu, 2014 yılından bu yana ise " ... ..." markasını da 30. sınıfta kullandığını, önceki tarihli kullanımı nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacının benzerlik iddia ettiği markalardaki başlıca unsur olan "..." ile müvekkilinin "..." markasında yer alan "..." kelimesinin birbiri ile aynı anlamı ifade etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait "..." markası ile davalıya ait "..." markasının 30. sınıftaki mallar bakımından aynı tür mal/hizmeti kapsadığı, ancak 29. sınıf bakımından aynı tür mal/hizmeti kapsamadığı, bununla birlikte davacıya ait "..." markası ile davalıya ait "..." marka işaretleri arasında anlamsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, bu bağl...