MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/11/2019 NUMARASI: 2017/536 (E) - 2019/1097 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 7/6/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davalı tarafın kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; sundukları özel rapor ve Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna ilişkin ayrıntılı itirazlarına göre ATK Trafik İhtisas Dairesinin Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden rapor alınması...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1954 KARAR NO: 2022/1089 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/11/2019 NUMARASI: 2017/536 (E) - 2019/1097 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 7/6/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davalı tarafın kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; sundukları özel rapor ve Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna ilişkin ayrıntılı itirazlarına göre ATK Trafik İhtisas Dairesinin Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden rapor alınması gerektiğini; dosyaya sunulan görüntülerin incelenmesinde olaydan önce müteveffaya ait sağ şeritte seyir halinde olan aracın önünde sol şeride hızlıca geçen plakası ve sürücüsü saptanamayan seyir halindeki beyaz renkli aracın sağ şeritte bulunan aracı geçerken akabinde de müteveffanın da önünde seyreden kamyonu geçebilmek amacıyla sol şeride geçmeyi denediği, akabinde de kazanın meydana geldiğini, dosyaya sunulan video kayıtları incelendiğinde müteveffa sürücü ...'in yanında bulunan ...'ın "sola bak, yavaş yavaş" dediği sırada beyaz renkli aracın hızını arttırdığının, daha sonrada çarpışma sesinin geldiğinin sabit olduğunu, hükme esas alınan raporda ise bu konuda ayrıntılı açıklama yapılmadan sadece aracın sağından geçen beyaz renkli aracın etkisinin olmadığının ifade edilmesiyle yetinildiğini; olay yeri yaklaşımında daralan yolda karşı yönden gelen araçların şeridinde olduğu kamyonun ve yolun hafif virajlı oluşunun beyaz renkli araç sürücüsünün görüşünü kısmen engellediğini, beyaz renkli araç sürücüsünün karşı yönden gelen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracı gördüğünde yolun tam soluna geçtiğini, bu sırada sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile refleks gereği kamyonun yanından geçtikten sonra hafif sola manevra yaparak yolun ortasına veya kısmen karşı istikametten gelen ...'in şeridine de girerek aracının sol ön kısımlarının çarpıştığının açık olduğunu; CD kayıtlarında kazadan sadece 1,5 - 2 saniye önce beyaz renkli aracın müvekkilinin sol çaprazında, karşıdan gelen aracın şeridinde yer aldığını, kamera kayıtlarındaki görüntülerle kazadan 1 saniye önce müteveffanın sevk ve idaresindeki aracın kendi şeridinde olduğunun, aracın sağ dikiz aynasından görünen ilgili şeridin sınır çizgisinden anlaşıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ili...