Mahkeme Kararı Özeti İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi – Karar No: 2022/1081 Davacı, davalıya karşı 22/07/2013 tarihli sözleşmeye dayalı 520.000 USD alacağını talep etmiştir. Davalı, sözleşmenin sahteliğini ileri sürerek itiraz etmiş ve davacının tehditlere maruz kalmasından doğan kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Bölge Mahkemesi, tanık huzurunda düzenlenen sözleşmenin geçerliliği konusunda ilk derece mahkemesinin bulgularını değerlendirerek, davacının alacak talebini reddetmiştir. Mahkeme, davalının kötü niyet tazminatı talebini kabul ederek, asıl alacağın %20'si oranında 232.097,91 TL tazminat davacıdan davalıya ödenmesine karar vermiştir. Karar, ilgili harclar ve vekalet ücretleri de düzenlenerek verilmiştir. Karar kesinleşmeden önce iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yoluna açıktır.
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/994 Esas KARAR NO: 2022/1081 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/01/2020 NUMARASI: 2019/998 Esas 2020/22 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/06/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 22/07/2013 tarihi öncesine dair ticari ilişkisi olup, karşılıklı olarak tanık huzurunda tutanak başlıklı bir belge düzenleyerek ticari ilişkilerine son verdiklerini, ... huzurunda düzenlenen 3 nüsha halinde 22/07/2013 tarihli sözleşmeye göre, tarafların dosyadaki ticari ortaklığından ...'a 520.000 USD'nin 17/03/2014 tarihine kadar davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince 17/03/2014 tarihine kadar ödenmesi gereken 520.000 USD'nin ödenmemesi üzerine Bakıkröy ... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, zira tarafların ve tanığın imzasını taşıyan 3 nüsha olarak hazırlanmış belgenin her bir tarafta birer nüshasının bulunduğunu, sahtelik ve tahribat iddialarının yerinde olmadığını, davalı taraf ve talepte bulunan nushanın elde edilerek incelenmesi ve tanığın dinmlenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek, davalının itirazının iptaline %20 den aşağı olmamak üzere tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tahminen 2005 yılında tanıştıklarını, müvekkilinin dava dışı ...Ticaret Ltd.Şti'nin küçük ortağı ve münferit imza yetkisine sahip ortağı olduğunu, müvekkilinin müdürü olduğu dava dışı şirketle ile davalının hissedarı ve müdürü olduğu ... Ltd Şti, arasında 2005 yıllarında başlayan ticari ilişkin 2013 yılına kadar devam ettiğini, 24/04/2013 tarihi itibariyle müvekkilinin müdürü olduğu dava dışı şirketin davalıının hissedarı ve müdürü olduğu şirketten bakiye 78.468,04 TL alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin Rusya'da promosyon ürünü satmaya başladığını, davacının 2013 yılı ortalarından itibaren müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin Rusya'daki işlerinde kendisinin katkısı olduğunu iddia ederek pay istemeye başladığını, bununla ilgili ısrarlı talepleri olduğu daha sonra tehdite dönüştüüğünü, müvekkili hakkında "onu vuracağım, yaşatmayacağım, öldüreceğim" gibi beyanlarda bulunduğunu, bu şekilde haber gönderdiğini ve telefonda tehditlerde bulunduğunu, bu tehditler sırasında dava dışı ... ve ... Ltd.Şti'nins ahibi ...'in araya girdiğini, müvekkilinin davalının hiçbir hakkı ve alacağı omlamasına karşın bu tehditlerden kurtulmak için müvekkili yanında ... ve ..., davacının ...