Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile başvuran davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı şirketin akaryakıt ve karayolu inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile 25/10/2017 tarihinde 200.000,00 TL bedelli reklam sözleşmesi imzalandığını, akdedilen sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarı olan 200.000,00 TL'nin davalı şirket yetkilisinin göstermiş olduğu hesaba 29/11/2018 tarihinde havale edildiğini, dekont açıklamasına ise ".... ipotek fek bedeli kalan" olarak yazıldığını, ancak sözleşme bedelinin davalı şirkete ödenmesine rağmen davalı şirketin sözleşmeden doğan edimlerinin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 3.2 maddesi gereği 25/10/2018 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini,...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24.HUKUK DAİRESİ .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2021 NUMARASI ... KARAR TARİHİ : 29/06/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2022 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yolu ile başvuran davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı şirketin akaryakıt ve karayolu inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile 25/10/2017 tarihinde 200.000,00 TL bedelli reklam sözleşmesi imzalandığını, akdedilen sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarı olan 200.000,00 TL'nin davalı şirket yetkilisinin göstermiş olduğu hesaba 29/11/2018 tarihinde havale edildiğini, dekont açıklamasına ise ".... ipotek fek bedeli kalan" olarak yazıldığını, ancak sözleşme bedelinin davalı şirkete ödenmesine rağmen davalı şirketin sözleşmeden doğan edimlerinin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 3.2 maddesi gereği 25/10/2018 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini, bedelini ödemesine rağmen hiçbir hizmet almadığı için davalının aleyhine sebepsiz zenginleştiğini ve alacağın tahsili için Ankara 20 icra Müdürlüğünün 2018/14407 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davaya konu edilen sözleşmenin gerçek olmadığını, davalı şirketin mevcut sözleşmeden haberdar olmadığını, dava dışı ... isimli şahsın davalı şirket ile ilişkisi olmadığını, takibin ... yönünden kesinleşmiş olmasına rağmen, davacının ... aleyhine herhangi bir haciz talebinde bulunmadığını, bunun yerine ... Ltd.Şti. aleyhine itirazın iptali davasını açtığını ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı şirket adına ... tarafından imzalandığı, ancak ...'nın davalı şirketin temsilcisi olmadığı, bilirkişi tarafından davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davalı şirket adına herhangi bir iş ya da işlem yapmadığı, vekaletnamenin olmadığı, ... tarafından sözleşme bedelinin yatırılması istenilen hesabın ...Şirketinin hesabı olduğu, ...'nın ise ...Şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğu, gönderilen paranın ...Şirketinin kullandığı kredi borcundan kaynaklı takip riskine tahsilat sağlandığı anlaşıldığından ve davacının davalı ile aralarında hizmet sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu ispat edemediğinden davanın reddine, davacının icra takibi başlatırken kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar veri...