DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü. Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/02/2020 tarih ve 2018/483 E. - 2020/55 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1960 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren, büyük ölçekli sanayi kuruluşları arasında yer alan bir firma olduğunu, 125ten fazla ülkeye ihracat yaptıklarını, müvekkili şirketin 29. Sınıfta tescilli ... ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1354 - 2022/737 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2020/1354 KARAR NO : 2022/737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2020 NUMARASI : 2018/483 E. - 2020/55 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü. Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/02/2020 tarih ve 2018/483 E. - 2020/55 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1960 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren, büyük ölçekli sanayi kuruluşları arasında yer alan bir firma olduğunu, 125ten fazla ülkeye ihracat yaptıklarını, müvekkili şirketin 29. Sınıfta tescilli ... ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili markları ile dava konusu başvuru arasında ilişkilendirilme dahil iltibas tehlikesi bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile ayniyet derecesindeki benzerliğin ticari yaşantıda davalıya haksız kazanç sağlayacak nitelikte olduğunu, davalının anılan ibareye ilişkin kullanımının hiçbir haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek 2018-M-9232 sayılı YİDK karar iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kurumu vekili, dava konusu marka ile davacı markaları arasında bütün itibariyle herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararın usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, taraf markaları arasında iltibasa ilişkin şartların oluşmadığını, başvuru markasında ... kelimesinin yer aldığını, ... kelimesinin genel bir ibare olduğunu, özgün bulunmadığını, Türkiyede çok sayıdaki erkek çocuğuna verilen isim olduğunu, bu nedenle ayırt edici özelliğinin zayıf bulunduğunu, markalar arasında bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, başvuruya konu işaretin kardeşinin adı ve soyadından oluştuğunu, bu nedenle bu işareti tescil ettirmekte hukuki yarar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu ile davacı yanın önceki tarihli markalarının 29. Sınıf emtiaları ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte taraf markalarındaki ortak ibare olan ... kelimesinin yaygın kullanılan bir erkek ismi olduğu, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kişi ad-soyadı algısını çok net olarak tüketiciye verdiği,...