İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/865 Esas ve 2018/1167 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında 16.09.2013 tarihinde müvekkili aracı firma, davalının ise üretici-ihracatçı firma sıfatı ile yazılı sözleşme kurulduğunu, iş bu sözleşme ile davalı yanın ürettiği turşu, sebze meyve gibi gıdaların ithalatçı firma olarak tanımlanan ... West ... th. Street ... IL, ... USA adresinde faaliyet gösteren... satışının ancak müvekkil firma aracılığı ile yapılabileceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin 3....
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/600 KARAR NO : 2022/1055 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2018 NUMARASI : 2017/865 Esas 2018/1167 Karar DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 09/06/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2022 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/865 Esas ve 2018/1167 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında 16.09.2013 tarihinde müvekkili aracı firma, davalının ise üretici-ihracatçı firma sıfatı ile yazılı sözleşme kurulduğunu, iş bu sözleşme ile davalı yanın ürettiği turşu, sebze meyve gibi gıdaların ithalatçı firma olarak tanımlanan ... West ... th. Street ... IL, ... USA adresinde faaliyet gösteren... satışının ancak müvekkil firma aracılığı ile yapılabileceğinin öngörüldüğünü, sözleşmenin 3. Maddesinde davalı üretici firmanın müvekkili firmanın yazılı onayı olmaksızın ithalatçı firmaya doğrudan satış yapamayacağının öngörüldüğünü, buna karşın davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği ve 11.02.2017 tarihli faturası ile ithalatçı firmaya 18.000 USD tutarında doğrudan satış yaptığının tespit edildiğinin öğrenildiğinin belirtildiğini, davanın davalı yanın davacının bilgi ve onayını almadığı dolayısıyla 16.09.2013 tarihli sözleşmenin 3. Maddesine aykırı davranışı nedeniyle ikame edildiğini, müvekkilinin bu şekilde bilgisi dışında bir satış yapıldığını bilmediğinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000 USD üzerinden davanın açıldığını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile taraf defter kayıtlarının incelenmesi ile tam miktarın ortaya çıkacağını beyan ettiklerini, 5.000 USD nin dava tarihinden itibaren değişken faiz yürütülerek fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalı yandan tahsiline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik talep edilen 17.700,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafça açılmış olan bu davanın usul ve yasaya aykırı olarak açılmış olduğu ve reddi gerektiğini, taraflar arasında 30/03/2013 tarihinde akdedilen sözleşmede her ne kadar sözleşmenin her iki tarafın tacir olarak hareket etmekte iseler de, yapılan sözleşmenin tek tarafa ticari hayatının mahvına neden olabilecek edimler yüklendiğini, zira uyulmazlığa dayanak olan sözleşmenin 3. Maddes...