Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 16/10/2017 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulsüz şekilde yapıldığını, müvekkiline tebliğ edilen toplantı çağrı metninde ve ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul ilanında şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesini öngören sermayeye ilişkin değişiklik tasarısının bulunmadığını, bu hususun TTK'nın 414. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin toplantı öncesinde finansal duruma ilişkin belgeleri incelemesinin engellendiğini, davalı şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin bir arsası bulunduğunu, sürekli zarar eden şirketin sürekli sermaye artışı yaparak kendisine finansman sağladığını, davalı şirketin sermaye artırımı öncesinde borca batık durumda olması...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2409 KARAR NO: 2022/654 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2019 NUMARASI: 2018/1 Esas 2019/857 Karar DAVA: Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/04/2022 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 16/10/2017 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulsüz şekilde yapıldığını, müvekkiline tebliğ edilen toplantı çağrı metninde ve ticaret sicil gazetesinde yayımlanan genel kurul ilanında şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesini öngören sermayeye ilişkin değişiklik tasarısının bulunmadığını, bu hususun TTK'nın 414. maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin toplantı öncesinde finansal duruma ilişkin belgeleri incelemesinin engellendiğini, davalı şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin bir arsası bulunduğunu, sürekli zarar eden şirketin sürekli sermaye artışı yaparak kendisine finansman sağladığını, davalı şirketin sermaye artırımı öncesinde borca batık durumda olması nedeniyle TTK'nın 376. maddesi gereğince yönetim kurulunun alması gereken önlemlerin alınmadığını, davalı şirket ortaklarından müteveffa ...'ın miras ortaklığının paylaşılmadığını, dolayısıyla müteveffanın paylarının terekenin taksimine kadar el birliğiyle mülkiyet konusu olduğunu, mirasçıların oy birliği sağlanmadan münferiden kullandıkları oyların geçersiz olduğunu, genel kurul tarihinde henüz terekeye mümessil atanmadığından, ...'ın paylarına ilişkin oy haklarının bütün mirasçıların oy birliğiyle veya yine oy birliğiyle seçilmiş bir temsilci vasıtasıyla kullanılması gerektiğini, davalı şirket ortaklarından ...'ın İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/45 esas sayılı dosyasında devam eden davanın konusu oluşturan Bodrum ... Noterliğince düzenlenen 24/07/2014 tarihli vasiyetnamesine dayanılarak davalı şirketteki paylarının şirket ortaklarından ... adına şirket pay defterine kaydedilmesi ve bunun üzerine geçersiz oy dağılımı sonucunda alınan kararların iptale mahkum olduğunu, vasiyetnamenin kesinleşmiş olduğu varsayımında bile bu durumun sadece mirasçı pay sahiplerinin pay oranlarında değişiklik yaratıp, ... hisselerinin terekenin taksimine kadarki el birliğiyle mülkiyet konusu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, öte yandan davalı şirketin 07/03/2016 tarihli yönetim kurulu toplantısında murisin vasiyetnamesi uyarınca mirasçıların ortaklık paylarının kayıt edildiğini, taraflarınca İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/181 esasında bu konuda açılan davanın derdest olduğunu,bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek , davalı şirketin 16/10/2017 tarihli genel kurulunda alınan 2 no.lu sermaye artırımı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davalı şirket tarafından daha önce al...