DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... nolu çek yaprağının müvekkili işyerinden çalınması üzerine savcılığa şikayette bulunulduğunu ve bankaya durumun bildirildiğini, davalının ise bu kayıp çek yaprağı üzerine bir miktar ve ödeme tarihi yazarak bankaya ibraz ettiğini, daha sonra icra takibi başlattığını, ancak çekteki müvekkiline atfen atılan imzadan kuşku duyulduğu için işlem yapılmadığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20den az olmamak üzere kötüniyet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/959 KARAR NO: 2022/511 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2018 NUMARASI: 2016/1254 E. - 2018/503 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... nolu çek yaprağının müvekkili işyerinden çalınması üzerine savcılığa şikayette bulunulduğunu ve bankaya durumun bildirildiğini, davalının ise bu kayıp çek yaprağı üzerine bir miktar ve ödeme tarihi yazarak bankaya ibraz ettiğini, daha sonra icra takibi başlattığını, ancak çekteki müvekkiline atfen atılan imzadan kuşku duyulduğu için işlem yapılmadığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin söz konusu icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın, imzası inkar edilen çeke dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, yargılama sırasında icra dosyası borcunun ödenmiş olması nedeniyle davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacı tarafın çekteki davacıya atfen atılan imzanın davacı eli ürünü olmadığını ileri sürdüğü, grafoloji uzmanınca düzenlenen raporla imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı tarafın 2016 yılında davacı tarafından bedeli ödenen tüm çeklerin asıllarının banka şubesinden celbi ile yeniden inceleme yapılması talebinin haklı görülmediği, zira raporun mukayeseye esas alınan belgeler ve içeriği yönünden denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü ve bu nedenle hükme esas alındığı, dolayısıyla davacının bu çek nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında çekin hamiline düzenlendiği ve çekin arkasında sadece davalı ciro imzasının bulunduğu, davalı tarafça ceza soruşturmasında çekin 3.şahıstan alındığı ileri sürülmüş ise bu iddianın ispata muhtaç olduğu, 3.şahsın ceza soruşturmasındaki beyanının ise mahkememiz dosyası yönünden bağlayıcılığının olmadığı, bu durumda davalının davacıya atfen atılan imzanın davacı eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve dolayısıyla takipte kötüniyetli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının tazminat talebinde haklı olduğu(Emsal: Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16/11/2016 tarihli 2016/3514 E., 2016/14820 K. sayılı kararı; 06/04/2016 tarihli 2015/14578 E., 2016/6022 K. sayılı kararı), ayrıca davacı tarafın istirdata konu olan tutara faiz işletilmesi yönünde bir talebi olmadığından işleyecek faize ilişkin hüküm kurulmadığı(Emsal: Yargıt...