Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Dergi/E. — · K. —
Dergi

Hükümlülere Vergisel Ödevlilerle İlgili Tebligat Yapılabilir mi? Hükmü Var mıdır?

E. —K. —1 Ağustos 2024
vergi usul kanunutebligat kanunutebligathatalı tebligathükümlülere tebligatmücbir sebep.
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

7061 sayılı Kanunla birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesinde yer alan bilinen adresler yeniden düzenlenmiş, işi bırakma bildirimlerinde, vergi mahkemesindeki dava açma dilekçelerinde, cevaplarında ve benzeri belgelerde yer alan adresler bilinen adres olmaktan çıkarılarak mükelleflerin MERNİS kayıtlarında yer alan yerleşim yeri adresleri bilinen adresler arasına alınmıştır. Ayrıca mükellefin işyeri adresinde bulunamaması halinde MERNİS'te kayıtlı yerleşim yeri adresine gidilmesi esası getirilmiş ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda yer alan kapıya yapıştırma usulüyle tebligata ilişkin benzer düzenlemeye 213 sayılı Kanunda da yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesi hükmüne göre; mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder. Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder. Kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır. Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir. Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, bu hükümlerine göre yapılır. VUK açısından mücbir sebep hükümleri de mali tebligatlar açısından geçerli olacak ancak hükümlülükte vasi ya da kayyım atanıncaya kadarki süreç mücbir sebep kapsamında değerlendirilecektir. Ayrıca 7499 sayılı Kanunla birlikte yapılan değişiklikle kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin, isteği üzerine kısıtlanabileceği veya kendisine kayyım atanabileceği hükmü ile birlikte durum VUK açısından karmaşalı bir duruma gelmiştir. Çünkü vasi atanması, kişinin isteğine bırakıldığında idare tarafından vasi atanması istense dahi kişi istemezse vasi atanamayacaktır. Bu durumda da mücbir sebep halinin vasi atanamadığı durumda devam edeceği kanaatine varılmıştır. Sadece mezkur madde hükmünde yer alan "Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir." hükmü kapsamında olanlar için vasi atanmadıysa idare bu durumda vasi atanmasını talep edebilecektir.

Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.

Atıf Yapılan Mevzuat

auto_textKanun

7201 sayılı Tebligat Kanunu

relink_pilot_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 101

(Değişik: 28/11/2017-7061/16 md.)

relink_pilot_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 19

Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya

relink_pilot_v1Kanun

7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 19

Mevkuf ve mahkümlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu

auto_textKanun

213 sayılı 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

auto_textKanun

7061 sayılı 7061 Sayılı Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

auto_textKanun

7499 sayılı 7499 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2002/3893 · K. 2004/4843

12 Ekim 2004

DERGI

E. — · K. —

1 Temmuz 2020

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2006/552 · K. 2007/221

1 Şubat 2007

DERGI

E. — · K. —

1 Aralık 2019

DERGI

E. — · K. —

1 Ocak 2019

DERGI

E. — · K. —

1 Haziran 2023