Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; TPE nezdinde davalı adına tescilli 24.02.2012 tarih ve ... sayılı ... ibareli markaya müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı'nın, markanın müvekkili şirkete ait ... sayılı ... ve ... sayılı ... markaları ile benzer olduğu gerekçesi ile tescil isteminin reddine karar verildiğini, ... markası ile büyük benzerlik taşıyan bu markaya ilişkin verilen kararın, derdest dava bakımından emsal nitelikte olduğunu, müvekkili firmanın kendi sektöründe akla ilk gelen firmalardan olup, Amerikada açmış olduğu mağazalarıyla ve başkaca mağaza planları ile dünyaca tanınmayı hedefleyen bir firma olduğunu, davalının 24.02.2012 tarih ve ... sayılı ... ibareli markasının, müvekkiline...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/171 KARAR NO: 2021/172 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2017 NUMARASI: 2015/234 E. 2017/96 K. DAVANIN KONUSU: MARKA HÜKÜMSÜZLÜĞÜ-SİCİLDEN TERKİN İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; TPE nezdinde davalı adına tescilli 24.02.2012 tarih ve ... sayılı ... ibareli markaya müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı'nın, markanın müvekkili şirkete ait ... sayılı ... ve ... sayılı ... markaları ile benzer olduğu gerekçesi ile tescil isteminin reddine karar verildiğini, ... markası ile büyük benzerlik taşıyan bu markaya ilişkin verilen kararın, derdest dava bakımından emsal nitelikte olduğunu, müvekkili firmanın kendi sektöründe akla ilk gelen firmalardan olup, Amerikada açmış olduğu mağazalarıyla ve başkaca mağaza planları ile dünyaca tanınmayı hedefleyen bir firma olduğunu, davalının 24.02.2012 tarih ve ... sayılı ... ibareli markasının, müvekkiline ait ... sayılı ... ve ... sayılı ... markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve müvekkilinin markası ile aynı hizmet sınıfında yer alan 43. sınıfta tescilli olduğunu; bir markanın hükümsüzlüğünün istenebileceği hallerin 556 sayılı KHKnın 42. maddesinde sayıldığını ve 556 sayılı KHKnın bir marka başvurusunun reddi veya tescil edilmişse hükümsüzlüğü için, daha önce tescilli bir marka ile karıştırılma ihtimalini yeterli gördüğünü, emsal Yargıtay kararlarına göre de karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu; davalıya ait ..." markasının tescile uygun olmadığını, müvekkiline ait ... ve ... ibareli markalar ile ... markalarının fonetik ve görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve tüketicinin bu iki marka arasında bağlantı kurmamasının mümkün olmadığını belirterek, 24.02.2012 tarih ve 2012 18312 sayılı ... markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili firmanın, dava konusu markasından anlaşılacağı üzere gıda sektöründe hizmet ve emtiaları ile faaliyet gösterdiğini, yurt içinde ve yurt dışında 80 civarında şubesi bulunduğunu, bir başka firma veyahut markanın gölgesinde faaliyet göstermeye ihtiyacı olmadığını/olmayacağını, müvekkili firmanın ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ... ve ... kod numaralı ... dünyası ibareli markaların da sahibi olduğundan, ... ibaresi bakımından eskiye dayalı tescili ile hak sahibi olduğunu, Türk Dil Kurumu nezdinde yapılan aramada ... sözcüğünün halka biçiminde genellikle üzerine susam serpilmiş çörek için kullanılan bir ibare olduğunu, müvekkili firmanın da bu zamana kadar ki kullanımı ile markaya ayırt edici nitelik kazandırdığını, ayrı...