Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 03/09/2012 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyi 2 yıl süreyle devam ettikten sonra müvekkilinin fiyat anlaşmazlığı nedeniyle karşılıklı olarak fesih edildiğini sözleşme sonrası enerji dengesizliği adı altında bir faturanın müvekkiline gönderildiğini itirazların olmasına rağmen bankanın otomatik olarak borcu ödediğini, 2012 yılında enerji dengesizliği konusunda zarar doğmadığını müvekkiline dengesizlik ihbarı ve fatura çıkarılmadığını, 2013 ve 2014 yıllarında davalı yanın tanımladığı tüketim husularında farkların bulunmadığını belirtildiğini sözleşmenin fesh edildiği anda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2018/2507 KARAR NO: 2020/1801 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2018 NUMARASI: 2014/1294 E - 2018/402 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 08/12/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 03/09/2012 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeyi 2 yıl süreyle devam ettikten sonra müvekkilinin fiyat anlaşmazlığı nedeniyle karşılıklı olarak fesih edildiğini sözleşme sonrası enerji dengesizliği adı altında bir faturanın müvekkiline gönderildiğini itirazların olmasına rağmen bankanın otomatik olarak borcu ödediğini, 2012 yılında enerji dengesizliği konusunda zarar doğmadığını müvekkiline dengesizlik ihbarı ve fatura çıkarılmadığını, 2013 ve 2014 yıllarında davalı yanın tanımladığı tüketim husularında farkların bulunmadığını belirtildiğini sözleşmenin fesh edildiği anda yaşanan sorunun davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, haklı davanın kabulü ile taraflarınca haksız olarak tahsil edilen 23.523,23 TL'nin tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu faturaya yasal süresi geçtikten sonra itiraz ettiğini, itiraz etmesine rağmen fatura bedelinin tümünü ödediğinden bu nedenle faturayı kabul etmiş sayıldığını, davacının iadesini talep ettiği bedelin mevzuatta tanımı ve uygulaması yer alan idarenin elektrik arz - talebi arasındaki dengesizlik nedeniyle müvekkilinin elektrik satış şirketlerine tahakkuk ettirdiği bir maliyet olup bu maliyetin önlenmesi amacıyla taraflar arasındaki sözleşme ile davacıya elektrik talebinde oluşabilecek +/- % 10 ve üzeri oranındaki değişiklikleri müvekkiline bildirim yükümlülüğü getirildiğinden bu bildirim yapılmadığı taktirde idarenin tahakkuk ettirdiği enerji dengesizliği bedelinden davacının sorumlu olduğunu davacının sözleşmenin 9.8 maddesinin fiilen uygulanmasının imkansız olduğunu davacının iddiasının tamamen dayanaksız olduğundan davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu olayda günlük tüketim tahminini düzenleyen sözleşmenin 9.1.5 maddenin değil, aylık yük çekiş miktarındaki +/-%10 değişikliklere ilişkin 9.1.8 maddenin uygulanması gerektiği, davalı tarafça da bu hüküm doğrultusunda tahakkuk yapıldığı, aylık yük çekiş miktarındaki artış / azalış halinde ve sözleşmenin 9.1.8 maddesi gereğince davacıya 2 hafta önceden bildirim yükümlülüğü getirilmiş olmakla ve davalı yana bu yönde yazılı talepte bulunma bakımından ayrıca verilmiş bir yükümlülük d...