Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m.356 hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davada mahkemece kısmi itirazın kısmen iptaline, inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak, davanın esastan reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 tarih ve 2017/2534 esas, 2019/541 karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen protokol ile davalının sahibi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/471 KARAR NO : 2020/132 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/09/2016 NUMARASI: 2012/323 Esas, 2016/777 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/01/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m.356 hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı tarafça davalı aleyhine açılan davada mahkemece kısmi itirazın kısmen iptaline, inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak, davanın esastan reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 tarih ve 2017/2534 esas, 2019/541 karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen protokol ile davalının sahibi olduğu ... markalı ve logolu ürünlerin müvekkili tarafından üretilmesi ve davalıya tesliminin kararlaştırıldığını, gerekli üretimin yapılarak teslim edilip faturalarının davalıya gönderilmesine rağmen davalı tarafından 84.927,12 TL fatura alacağının ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin 56.255,00 TL vade farkı alacağı bulunduğunu, sözleşme gereği stokta bulundurulan ambalajlar bakımından müvekkilinin 127.500,00 TL alacağı olduğunu, yine önceki tedarikçi ... firmasının elinde bulunan ve davalı adına teslim alınan ambalajlar için de ... firmasına 69.740,45 TL ödendiğini, davalının icra takibine kısmen itiraz ederek 31.926,10 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın fatura alacağı bulunmadığını, taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme bulunmadığından vade farkı alacağı talep edilemeyeceğini, 28/05/2009 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinde feshi halinde ambalajların bedeli mukabilinde müvekkiline teslim edileceği veya müvekkilinin yazılı talebi üzerine imha edileceği düzenlenmesine rağmen, davacının bu iki yoldan birini seçmediğinden ve böyle bir iddiada bulunulmadığından talebin mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından gönderilen 24/11/2011 tarihli ihtarda 31/12/2011 tarihinde bitecek sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, sözleşmenin VI/5 maddesi uyarınca davacının elinde ancak 30 günlük üretim kadar ambalaj bulundurabileceğini, müvekkilinin yine de fesih sonrası iyiniyetle stokları erittiğini, fesihten 18 gün sonra 18/11/2012 tarihinde ambalajların bittiği ve sevkiyatın yapılamadığının davacı tarafça e-posta ile bildirildiğini, yine dava dış...