Türk İş Hukuku'nun temel prensiplerinden biri de işverenin "eşit davranma ilkesi"dir. Buna göre "eşit davranma ilkesi" işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir sebep olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Öte yandan, uygulamada "eşit davranma ilkesi" ile etle tırnak mesabesinde bağlantılı olsa da "ayrımcılık yasağı" farklı bir olguyu tanımlar. İşverenin dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere özgü ayrımı gibi nedenlerle işçiler arasında ayrım yapamaması "ayrımcılık yasağı" olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay tarafından birbirleriyle ilişkili olsa da işverenin eşit davranma borcu ile ayrımcılık yasağı farklı iki müessesse olarak ele alınmıştır. Bu çerçevede yüksek yargı, eşit davranma ilkesinin işverene işçiler arasında işin veya işyerinin koşullarından kaynaklanan haklı ve objektif bir neden olmadıkta farklı muamele yapılmama borcunu yüklediğini kabul eder. Ayrımcılık yasağı ise işverenin dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere özgü bir ayrımının yasak olmasını tanımlar. Bu makalede Türk İş Hukuku'nda "eşit davranma ilkesi" ve "ayrımcılık yasağı"nın uygulama ayrıntıları yüksek yargı içtihatları çerçevesinde analiz edilmiştir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.