Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... şirketi tarafından 26/12/2013 başlangıç tarihli kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin bu aracı 13/12/2014 ile 23/12/2014 tarihleri arasında 10 günlük bir süre için dava dışı ... isimli şahısa kiraladığını, 23/12/2014 tarihinde aracın geri gelmemesi üzerine araç takip sisteminden yaptığı kontrolde sistemin etkisiz hale getirildiğini anladığını ve aracını bulamadığını, bunun üzerine gerekli şikayeti yaptığını ve davalıya da bu kasko poliçesine dayanarak müracaat ettiğini, davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 11/03/2019 DAVANIN KONUSU: Tazminat YEREL MAHKEME KARARI : Davanın kısmen kabulü GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 05/10/2021 Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonucunda verilen kararın süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmiş olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... şirketi tarafından 26/12/2013 başlangıç tarihli kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin bu aracı 13/12/2014 ile 23/12/2014 tarihleri arasında 10 günlük bir süre için dava dışı ... isimli şahısa kiraladığını, 23/12/2014 tarihinde aracın geri gelmemesi üzerine araç takip sisteminden yaptığı kontrolde sistemin etkisiz hale getirildiğini anladığını ve aracını bulamadığını, bunun üzerine gerekli şikayeti yaptığını ve davalıya da bu kasko poliçesine dayanarak müracaat ettiğini, davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının müvekkiline 21/04/2015 tarihinde hasar başvurusunda bulunduğunu, davayı ise bu başvurudan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 18/09/2017 tarihinde açtığını, öncelikle davanın zamanaşımı defisi sebebi ile reddinin gerektiğini, hasarın teminat dışında kaldığını, zira kasko poliçesinin 6. Sayfasında emniyeti suistimal hasarlarının teminat harici olduğunun belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, aracın rayiç değerinin her ne kadar şu an ibaresi kullanarak bilirkişi tarafından 38.200,00 TL olarak belirtilmiş ise davacının talebinin 100,00 TL olduğu, sigorta poliçesinin yukarıda belirtilen 6. sayfasının son satırındaki ibare karşısında emniyeti suistimal sureti ile araca verilen zararların muafiyet kapsamında olduğu ancak aracın tamamen emniyeti suistimal sureti ile yok edilmesi halinde %25 oranında muafiyet uygulanmak suretiyle hasarın teminat altına alındığı, hasarın teminat kapsamında olduğu, kazanın 23/12/2014 tarihinde meydana geldiği, takipsizlik kararının 01/10/2015 tarihinde verildiği, dosyanın daimi aramaya alınması üzerine 18/09/2017 tarihinde iş bu davanın açıldığı, dava tarihi itibari ile 100,00 TL'lik kısmın zamanaşımına uğramadığı ancak ıslah tarihi olan 17/01/2018 tarihi itibariyle ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davalarında dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiğini, ilk derece mahkemes...